Anterior Rezeksiyonlarda Anastomoz çin KullanÖlan Staplerin


Download 155.91 Kb.

Sana09.03.2017
Hajmi155.91 Kb.

 

Anterior Rezeksiyonlarda Anastomoz  çin KullanÖlan Staplerin 

Çe itli Uygulama  ekillerinin Postoperatif Anal Fonksiyonlar 

Üzerine Olan Etkisi 

Effect of Different Stapler Insertion Technique on Anal Function in Patients Who Undergoing Anterior Resection 

With Stapled Anastomosis 

Mustafa Berke o lu

1

, Ayhan Bülent Erkek



2

, Mehmet Ayhan Kuzu

2

, Erkinbek Orazokunov



3

Gökçe Aylaz



4

, Sedef Kuran

5

, Can Ate



6

, Semih Baskan

7

, Attila Törüner



2

 

1



   Mersin Üniversitesi, Genel Cerrahi Ana Bilim DalÖ, Mersin 

2

   Ankara Üniversitesi, Genel Cerrahi Ana Bilim DalÖ, Ankara 

3

   AcÖbadem Ankara Hastanesi, Ankara 

4

   Medipol Üniversitesi Hastanesi,  stanbul 

5

   Çukurova Üniversitesi, Gatroenteroloji Bilim DalÖ, Adana 

6

   Ankara Üniversitesi, Biyoistatistik Ana Bilim DalÖ, Ankara  

7

   Okan Üniversitesi, Genel Cerrahi Ana Bilim DalÖ,  stanbul 

 

Giri : Anterior (AR) ya da a a Ö anterior rezeksiyonlar (LAR); benign ya da malign nedenlerle sÖklÖkla ba vurulan cerrahi yön-

temlerdir. Anastomoz için stapler kullanÖlan anterior rezeksiyonlardan sonra anorektal fonksiyonlarda saptanan bozulmanÖn 

nedeni olarak ‘stapler uygulanÖrken anal sfinkterlerin travmatize edilmesinin’ üzerinde durulmu tur. ‘Dilatör’ kullanÖmÖyla 

anterior rezeksiyon ameliyatlarÖnda postoperatif dönemde anorektal fonksiyonlarÖn korunmasÖ hedeflenmi tir.  

Materyal ve Metod: ÇalÖ ma randomize, prospektif klinik çalÖ ma olarak düzenlenmi tir. Ankara Üniversitesi TÖp Fakültesi 

Genel Cerrahi Klini i’nde Ocak 2009 - Eylül 2010 tarihleri arasÖnda ‘dairesel stapler kullanÖlmasÖ planlanan’a AR yapÖlacak olan 

hastalar çalÖ maya alÖnmÖ tÖr. Anastomoz a amasÖnda bir grupta (n=21) ‘parmak dilatasyonu sonrasÖ direkt olarak’ dairesel 

stapler uygulanmÖ tÖr (Grup 1). Di er grupta (n=19) ise stapler yerle tirilirken ‘anal dilatör’ içerisinden ilerletilmi tir (Grup 2). 

HastalarÖn de erlendirilmesinde preoperatif ve postoperatif dönemlerde; ‘Wexner  nkontinans skorlama sistemi’, ‘Cleveland 

Clinic ya am kalitesi anketi’, anorektal manometri, endoanal USG kullanÖlmÖ tÖr. 

Bulgular: Ya  bakÖmÖndan gruplar arasÖnda istatistiksel olarak anlamlÖ fark saptanmamÖ tÖr (p=0,239). Grup 1’de ya  için ortan-

ca de er; 60 (31 – 70), Grup 2’de ise; 63 (36 – 70)’dir. Anastomozun ‘anal verge’den uzaklÖ Ö bakÖmÖndan gruplar arasÖnda 

istatistiksel olarak anlamlÖ fark saptanmamÖ tÖr (p=0,667). Grup 1’de anastomoz hattÖnÖn ‘anal verge’den uzaklÖ Ö 12 (8 – 20) 

cm’dir, Grup 2’de ise 12 (8 – 16) cm’dir. Hiçbir grupta major inkontinansa rastlanmamÖ tÖr, toplam 9/40 hastada (%22,5) minör 

inkontinans saptanmÖ tÖr. Tüm hastalar için hesaplanan Wexner inkontinans skoru; 0 (0-3)’dÖr. Analiz sonuçlarÖna göre gruplar 

arasÖnda inkontinans varlÖ Ö, ‘soiling’ varlÖ Ö, ped kullanÖmÖ, Wexner inkontinans skoru internal anal sfinkterde ve eksternal anal 

sfinkterde de i iklik, günlük defekasyon sayÖsÖ gibi de i kenler için grup etkisi, zaman etkisi ve grup*zaman etkile imi açÖsÖn-

dan istatistiksel olarak anlamlÖ fark saptanmamÖ tÖr (p>0,05). Cleveland Clinic Ya am Kalitesi Skorunun her iki grupta da posto-

peratif dönemde daha yüksek oldu u saptanmÖ tÖr. Postoperatif dönemde manometrik basÖnç de erleri, RA R pozitifli i ve 

FAKU her iki grupta da azalmÖ tÖr. ODPB de eri ve FAKU’da saptanan azalma; Grup 1’de daha belirgindir. Fark istatistiksel 

olarak anlamlÖdÖr (ODPB ve FAKU için sÖrasÖyla p=0,044 ve p=0,013).  

Sonuç: Dilatör kullanÖlan grupta (Grup 2) anorektal parametrelerin nispeten daha iyi korunmu  olmasÖnÖn muhtemel nedeni 

sabit bir dilatörün anal kanala yerle tirilmesi ile tüm anal kanala e it oranda kuvvetin, daha standart bir yöntemle uygulanmÖ  

olmasÖ olarak dü ünülmü tür. Dairesel stapler çapÖna uygun ve daha küçük çaptaki dilatörler kullanÖlarak geni  hasta serileriyle 

olu turulan, benzer  ekilde düzenlenmi  randomize, prospektif, klinik çalÖ malarla daha iyi sonuçlar elde edilebilece i dü ü-

nülmü tür.  

Anahtar Sözcükler:

 Anal Inkontinans, Anorektal Fonksiyonlar, Anterior Rezeksiyon, Dairesel Stapler, Dilator 

Introduction: Anterior resection (AR) and low anterior resection (LAR) are common surgical procedure for benign or malign 

diseases. Some authors have reported following the anterior resection with stapled anastomosis, impairment of anorectal 

function deals with insertion of transanal circular stapler which cause direct injury to anal sphincter muscles. We suggest that 

anorectal function becomes better with usage dilator on stapler insertion. 

Material and methods: A randomized, prospective clinical study was designed in which 40 patients undergoing anterior 

resection with stapled anastomosis were undertaken in Ankara University of Medicine, Department of General Surgery 

between January 2009 and September 2010. In the Group 1 (n=21); anastomoses were achieved by circular stapler which was 

introduced transanally after manuel dilation of anal canal. In the other group (Group 2; n=19) after lubricating anal canal, anal 

dilator was introduced to anal canal. Circular stapler was inserted through anal dilator and anastamoses were achieved. Preo-

perative and postoperative evaluation was performed with Wexner Incontinence Score, Cleveland Clinic Quality of Life Scala, 

anorectal manometry and endoanal ultrasound. 

Results: In the Group 1; median age was 60 (range 31 – 70) years-old, and similar for the Group 2; 63 (range 36 – 70) years-old. 

There was no statistical difference in age between the groups (p=0,239). There was no statistical difference also in ‘distance of 

anastomosis from anal verge’ between the groups (p=0,667). Median measurement for ‘distance of anastomosis from anal 

verge’ was 12 (range 8 – 20) cm, similar in the Group 1; 12 (range 8 – 16) cm. No patient had major incontinence in the posto-

perative time, but 9 of 40 patients (%22,5) had minor incontinence in all groups. Median Wexner Incontinence Score was 0 

(range 0-3) for all patients. There was no statitiscal difference in ‘soiling’, ‘ Wexner Incontinence Score’, ‘alteration of IAS and 

EAS morphology’, defecation frequency’ and ‘pad usage’ between the groups (p>0,05; the order of group effect, time effect, 

time*group interraction were irrelevant). Quality of life score was higher for all patients in the postoperative time. After the 

operation all manometric pressures, functional anal canal length (FAKU) and RAIR (+) were lower in the groups. But mean 

resting pressure (MDP) and FAKU measurements were also diminished in the groups, but were better in the Group 2 than 

Group 1. There was statistical difference in MDP and FAKU value (p value, respectively; 0,044 and 0,013). 

Conclusion: Anorectal manometric parameters were preserved better in the dilator group (Group 2). Better outcome in the 

Group 2 was probably dealt with dilator which reflects to force equally, balanced and standardized on the anal canal. The 

smaller size and appropriate dilator could be used for best clinical outcome in which wider patients were obtained as similarly 

this randomized, prospective study. 

Keyword: 

Anal Incontinence, Anorectal Function, Anterior Resection, Circular Stapler, Dilator

 

Ankara Üniversitesi TÖp Fakültesi MecmuasÖ 2016, 69 (1) 



DOI: 10.1501/TÖpfak_000000918

CERRAH  B L MLER/ SURGICAL SCIENCES 

Ara tÖrma Makalesi/

 

Research Article 



Geli  tarihi : 12.11.2015   Kabul tarihi: 12.02.2016 

leti im 


 

Uz. Dr. Mustafa Berke o lu 

 

Tel : 0 324 361 00 01/1122 



Faks : 0 324 361 00 72 

E-posta: berkesoglu@mersin.edu.tr 

Mersin Üniversitesi TÖp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim DalÖ 

Çiftlikköy Kampusu 33343 Yenisehir / Mersin 



Ankara Üniversitesi TÖp Fakültesi MecmuasÖ 2016, 69 (1) 

Anterior Rezeksiyonlarda Anastomoz  çin KullanÖlan Staplerin Çe itli Uygulama  ekillerinin Postoperatif Anal Fonksiyonlar Üzerine… 

54 

Tüm segmental kolorektal rezeksiyonla-



rÖn %25-45 kadarÖnÖ rektum cerrahisi; 

anterior rezeksiyon (AR), a a Ö ante-

rior rezeksiyon (LAR) ve abdomino-

perineal rezeksiyon (APR) olu tur-

maktadÖr (1-2). 

Total mezorektal eksizyonun (TME) 

rutin olarak uygulamaya girmesiyle 

birlikte distal yerle imli tümörlerde 

uygulanan LAR ile APR sonuçlarÖnÖn 

kar Öla tÖrÖldÖ Ö çalÖ malarda nüks 

oranlarÖnÖn ve 5 yÖllÖk ya am beklenti-

sinin benzer olmasÖ ve 1980’lerden 

sonra dairesel staplerin kullanÖmÖnÖn 

yaygÖnla masÖ ile APR ihtiyacÖnÖn 

azaldÖ Ö bildirilmi tir (3-5). 

AzalmÖ  nüks oranÖna ve artmÖ  ya am 

beklentisine ek olarak ba arÖlÖ bir cer-

rahiden bahsedebilmenin vazgeçilmez 

unsurlarÖndan biri de hastalarÖn ya am 

kalitelerinin kabul edilebilir düzeylere 

yükseltilebilmesidir. HastalarÖn ço-

unlukla kalÖcÖ bir kolostomi ile ya-

amak istememeleri de uygun endi-

kasyonlarÖn sa landÖ Ö durumlarda 

APR yerine LAR tercihinin artmasÖna 

katkÖda bulunmu tur (3, 5). 

Ancak LAR uygulamasÖnÖn artmasÖyla 

seksüel fonksiyonlarda bozukluk, de-

fekasyon sÖklÖ Önda artma, anal inkon-

tinans gibi cerrahi morbiditeler bildi-

rilmi tir (2, 6, 7). Hastalarda anorektal 

fonksiyonlar ile ilgili de i ik düzey-

lerde bozukluk ve hasta memnuniyet-

sizli i saptanmÖ tÖr (6-8). 

Bu çalÖ madaki amacÖmÖz; anterior rezek-

siyon uygulanacak bir grup hastada 

stapler uygulanÖrken ‘Longo yönte-

mine benzer  ekilde’ bir dilatör içeri-

sinden geçirilmesinin postoperatif 

dönemde anorektal fonksiyonlar üze-

rindeki etkisini ara tÖrmaktÖr.  

Materyal-Metod 

ÇalÖ ma randomize prospektif bir klinik 

çalÖ ma olup toplam 40 hasta dahil 

edilmi tir. ÇalÖ maya dahil olma kri-

terleri Tablo I’de belirtilmi tir. ÇalÖ -

ma için fakülte etik kurul onayÖ ve 

hasta izinleri alÖnmÖ tÖr. ÇalÖ ma akÖ  

diyagramÖ II’de verilmi tir. Bütün 

hastalarda anastomoz için anal bölge 

çaplarÖna göre 28 mm’lik veya 31 

mm’lik dairesel stapler (Covidien, Au-

tosuture, Premium Plus CEEA, U.S) 

kullanÖlmÖ tÖr. Anastomoz a amasÖnda 

Grup 1’deki 21 hastaya anal kanala 

‘parmak dilatasyonu sonrasÖ direkt 

olarak’ dairesel stapler uygulanmÖ tÖr. 

Grup 2’deki 19 hastaya ise stapler 

yerle tirilirken; stapler hemoroido-

peksi ameliyatlarÖnda (Longo yönte-

minde) oldu u gibi ‘anal dilatör içeri-

sinden’ ilerletilmi tir. KullanÖlan dila-

tör; dÖ  çapÖ 37 mm, iç çapÖ ise 35 

mm ‘procedure for prolapsed hae-

morrhoids’ (PPH) setine (procedure 

for prolapsed haemorrhoids; Ethi-

con, Endosurgery, US) aittir (Resim 

I’de gösterilmi tir).

 Preoperatif dönemde 

lezyonun anal verge’den uzaklÖ Ö, pos-

toperatif dönemde ise anastomozun 

anal verge’den uzaklÖ Ö sigmoidoskopi 

ile belirlenmi tir. Wexner skorlama 

(Cleveland Clinic Incontinance Score) 

ile inkontinans durumu sorgulanmÖ  

ve hastalara ‘Cleveland Clinic Ya am 

Kalitesi Anketi’ yöneltilmi tir. Ano-

rektal manometri ile anal kanal ba-

sÖnçlarÖ saptanmÖ tÖr, endoanal ultra-

sonogrofi (USG) ile internal anal 

sfinkter ( AS) ve eksternal anal sfink-

ter (EAS) morfolojisi de erlendiril-

mi tir. Preoperatif ve postoperatif 

dönemlerdeki de i iklikler grup için-

de ve gruplar arasÖnda kar Öla tÖrÖlmÖ -

tÖr.  

- Dairesel  stapler kullanÖlmasÖ planlanan 



anterior rezeksiyon (AR) yapÖlacak olan 

hastalar, 

-  Anorektal bölgeyle ilgili cerrahi i lem ge-

çirmemi  olan hastalar,  

-  nkontinans etyolojisinde yer alan her-

hangi bir hastalÖ Ö ya da durumu olmayan 

hastalar, 

- 18 ya  ile 70 ya  arasÖnda yer alan hastalar, 

-  Onam formunu imzalayan hastalar  

Anterior Rezeksiyon 

(n=40 hasta) 

 

 



Grup 1 

Grup 2 


(n=21) (n=19) 

 

 



KadÖn     Erkek 

 

KadÖn     Erkek 



(n=11)    (n=10)                       (n=8)     (n=11) 

KullanÕlan dilatör, 

Dilatör 

ve obturator, 

Anal dilatörün (kaygan-

la tÕrÕcÕ jel sürüldükten sonra) anal 

kanala yerle tirilmesi, 

 ArdÕndan dai-

resel staplerin anal dilatör içerisinden 

rektal güdü e ilerletilmesi gösterilmek-

tedir.

 

Journal Of Ankara University Faculty of Medicine 2016, 69 (1) 

Mustafa Berke o lu, Ayhan Bülent Erkek, Mehmet Ayhan Kuzu, Erkinbek, Gökçe Aylaz, Sedef Kuran, Can Ate , Semih Baskan, Attila Törüner 

55 

Anorektal Manometri ile            



De erlendirme

 

Anorektal bölgenin manometrik ince-



lenmesi için 8 kanallÖ su ile perfüze 

olan uç kÖsmÖnda hava ile dolabilen 

balon ve transducer mevcut olan bir 

cihaz (Mui Scientific Inc., Mississau-

go, Ontario, Canada) kullanÖlmÖ tÖr. 

Elde edilen veriler MMS (Medical 

Management Systems B.V, Enschede, 

Holland) programÖ ile bilgisayar or-

tamÖna aktarÖlÖp de erlendirilmi tir. 

Manometrik de erlendirme hastalarÖn 

hangi grupta oldu unu bilmeyen e i-

timli bir teknisyen tarafÖndan yapÖl-

mÖ tÖr. Kateter; anal verge’den itiba-

ren 6. cm’ye kadar yerle tirilip 1’er 

cm aralÖklarla dinlenme basÖnçlarÖ öl-

çülüp ortalama dinlenme basÖncÖ 

(ODB) belirlenmi tir. En yüksek ba-

sÖncÖn ölçüldü ü yerde sÖkma basÖncÖ 

ölçülerek ortalama sÖkma basÖncÖ 

(OSB) belirlenmi tir. DÖ arÖdan hava 

verilerek rektoanal inhibitör refleks 

(RA R) mevcudiyeti de erlendirilmi -

tir. Daha sonra kateter tekrar anorek-

tal kanala yerle tirilip, 6. cm’den itiba-

ren 0,5 cm/s hÖzla otomatik olarak 

cihaz tarafÖndan geri çekilip ilk önce 

ortalama dinlenim profili basÖnçlarÖ 

(ODPB) ve maksimum dinlenim pro-

fili basÖnçlarÖ (MDPB) ölçülmü tür. 

SonrasÖnda benzer  ekilde hastadan 

sÖkmasÖ istenerek ortalama sÖkma pro-

fili basÖnçlarÖ (OSPB) ve maksimum 

sÖkma profili basÖnçlarÖ (MSPB) öl-

çülmü tür. Fonksiyonel anal kanal 

uzunlu u (FAKU) saptanmÖ tÖr.  

Endoanal Ultrasonografi ile    

De erlendirme 

AS ve EAS morfolojisi için endoanal 

USG cihazÖ (Bruel ve Kajarer, Medi-

cal USG scanner, Herlev, Denmark) 

kullanÖlmÖ tÖr. USG de erlendirmesi; 

hastalarÖn hangi grupta oldu unu 

bilmeyen uzman bir hekim tarafÖndan 

yapÖlmÖ tÖr. Sfinkterlerin ekojenitesi, 

devamlÖlÖ Ö, düzenlili i ve bütünlü ü 

de erlendirilmi tir. 

Kontinans Durumu ve Ya am 

Kalitesi De erlendirmesi 

nkontinans varlÖ Ö ve sÖklÖ Ö, ‘soiling’ 

(çama Örda kirlenmenin) varlÖ Ö ve 

sÖklÖ Ö sorulmu tur.  tah durumu, ki-

lo kaybÖ gibi sorularla genel durum 

de erlendirilmi tir. Wexner skorlama 

ile hastalara; inkontinans durumu için 

fekal içerik tipine göre sorun ya ama 

sÖklÖ Ö (katÖ, sÖvÖ ve gaz içerik için ayrÖ 

ayrÖ), ped kullanÖm ihtiyacÖnÖn sÖklÖ Ö 

ve ya am tarzÖnda sorun olu turma 

durumunun sÖklÖ Ö olmak üzere, top-

lam 5 soru yöneltilmi tir. Her bir soru 

kar ÖlÖ Önda verilen cevaplara göre 

(hiç, nadiren, bazen, sÖklÖkla, her za-

man) puanlama a a Ödaki  ekilde ya-

pÖlmÖ tÖr;  

hiç sorun yok: 0 puan,  

nadiren sorun ya Öyorum (< 1/ay): 1 puan,  

bazen sorun ya Öyorum (< 1/hafta,   

1/ay): 2 puan,  

sÖklÖkla sorun ya Öyorum (< 1/gün,   

1/hafta): 3 puan, 

her zaman sorun ya Öyorum (  1/gün): 4 

puan. 


Buna göre toplam puan; 0-20 arasÖ he-

saplanmÖ tÖr. HastalarÖn kontinans 

durumlarÖ 0-20 puan arasÖnda de er-

lendirilmi tir: 0 puan: mükemmel 

kontinansÖ, 20 puan: tam inkontinansÖ 

ifade etmektedir. 

Cleveland Clinic Ya am Kalitesi Anketi 

de erlendirmesinde hastalara ‘mevcut 

sa lÖk durumu’, ‘mevcut enerji düzeyi’ 

ve ‘mevcut ya am kalitesi’ olmak üze-

re 3 soru yöneltilmi tir. Hastadan 1 

ile 10 arasÖnda puan vermesi istenmi -

tir (1=en kötü; 10=en iyi). ‘Hesapla-

nan toplam puan (0-30)’; ‘alÖnabilecek 

maksimum toplam puana (30)’ bölü-

nerek elde edilen de er kaydedilmi tir 

(en dü ük skor 0,1; en yüksek skor 

1,0). Postoperatif dönemde ise bunla-

ra ek olarak hastaya ‘geçirdi i ameli-

yattan memnuniyeti’ sorularak aynÖ 

puanlamayÖ yapmasÖ istenmi tir  

statistik 

statistiksel de erlendirmeler Ankara 

Üniversitesi TÖp Fakültesi Biyoistatis-

tik Anabilim DalÖ tarafÖndan gerçek-

le tirilmi tir. 

statistiksel de erlen-

dirmelerde SAS 9.0 ve SPSS 15.0 for 

Windows yazÖlÖmÖ kullanÖlmÖ tÖr. 

Gruplar arasÖnda ve gruplar içinde 

kar Öla tÖrma yapÖlÖrken, kategorik de-

i kenlerin incelenmesi için chi-

square testi, sürekli ölçüm de erleri 

için Mann-Whitney U testi kullanÖl-

mÖ tÖr; sonuçlar % (yüzde), ortanca 

(minumum-maksimum)  eklinde ve-

rilmi tir.  

Kolmogorov Smirnov ve Shapiro-Wilk 

testleri ile verilerin normal da ÖlÖma 

uygunlu u test edilmi tir. ‘Ya ’ ve 

“lezyonun anal verge’den uzaklÖ Ö” 

için normal da ÖlÖma uymayan veri se-

tine Grup 1 ve Grup 2 bazÖnda kar Ö-

la tÖrmak için Mann-Whitney U testi 

uygulanmÖ , sonuçlar ortanca (mini-

mum – maksimum)  eklinde verilmi -

tir.  

“Wexner  nkontinans SkorlamasÖ”, “Cle-



veland Clinic Ya am Kalitesi Skorla-

masÖ”, “günlük defekasyon sayÖsÖ”, 

“ AS ve EAS morfolojisi”, “inkonti-

nans varlÖ Ö”, “manometrik basÖnç 

de erleri”, “RA R varlÖ Ö”, “sÖzÖntÖ 

‘soiling’ varlÖ Ö”, “i tah durumu”, “ki-

lo kaybÖ” ve “ped kullanÖm durumu” 

gibi de i kenler için parametrik olma-

yan F1-LD-F1 tasarÖm analizi uygu-

lanmÖ tÖr. Grup etkisi (Grup 1 ve 

Grup 2 arasÖnda), zaman etkisi (preo-

peratif ve postoperatif dönemdeki 

de erler) ve grup&zaman etkile imi 

açÖsÖndan ‘göreli deneme etkileri 

(GDE); Relative Treatment Effect 

(RTE)’ ve bunlara ili ikin ‘p’ de erleri 

hesaplanmÖ tÖr. p de eri 0,05’den kü-

çük olan de erler anlamlÖ olarak kabul 

edilmi tir. 

Bulgular 

HastalarÖn Sosyodemografik ve 

Operasyona Ait Özellikleri 

Grup 1’de hastalarÖn 19/21’i (%90,5), 

Grup 2’de ise 16/19’u (%84,2) ma-

lignite ‘adenokarsinoma’ nedeniyle 

opere edilmi tir. 

Cinsiyet, ya , preoperatif dönemde lez-

yonun anal verge’den uzaklÖ Ö, posto-

peratif dönemde anastomoz hattÖnÖn 

anal verge’den uzaklÖ Ö, tanÖ, uygula-

nan ameliyat tipi (AR/ LAR), stapler 

çapÖ (28/31 mm) ve di er sistemik 

hastalÖk varlÖ Ö bakÖmÖndan gruplar 

arasÖnda istatistiksel olarak anlamlÖ 

farklÖlÖk saptanmamÖ tÖr (Tablo3-4). 

 

Postoperatif dönemde takip zamanÖ, 



hastalarÖn ameliyat tarihinden itibaren 

geçen süreye göre ‘ay olarak’ hesap-

lanmÖ tÖr. Fark istatistiksel olarak an-


Ankara Üniversitesi TÖp Fakültesi MecmuasÖ 2016, 69 (1) 

Anterior Rezeksiyonlarda Anastomoz  çin KullanÖlan Staplerin Çe itli Uygulama  ekillerinin Postoperatif Anal Fonksiyonlar Üzerine… 

56 

 

Grup 1 



Grup 2 

Cinsiyet n(%)  (KadÖn)   



 (Erkek) 

 

11/21  (52,4) 



10/21  (47,6) 

8/19  (42,1) 

11/19  (57,9) 

p=0,516 


 Ya  (yÖl)

a

 



60 (31 – 70) 

63 (36 – 70) 

p=0,239 

 

a



 ortanca (minumum-maksimum) 

 

Grup 1 



Grup 2 

Lezyon uzaklÖ Ö



 a

 (cm) 


16 (10 – 30) 

20 (12 – 30) 

p=0,187 

Ameliyat tipi n(%)  (AR)                       

 (LAR) 

13/21  ( 61,9) 



8/21  (38,1) 

15/19 (78,9) 

4/19 (21,1) 

p=0,240 


Stapler çapÖ n(%)  (28 mm)  

 (31 


mm) 

12/21   (57,1) 

9/21   (42,9) 

7/19 (36,8) 

12/19 (63,2) 

p=0,199 


Anastomoz

a

 



(cm) 

12 (8 – 20) 

12 (8 – 16) 

p=0,667 


liostomi açÖlan hasta n(%)     

3/21   (18) 

p=0,08 


Postoperatif takip  (ay) 

8 (5 – 8) 

6 (4 – 8) 

p=0,02 


Anal verge’den uzaklÖk, 

b

 veriler ortanca (min-maks) verilmi tir. 



 

 

Grup 1 



Grup 2 

Preop Postop Preop 



Postop 

Günlük defekasyon sayÖsÖ

 

 

2  (1-12)



 

 

2  (1-6) 



1 (1-7)  

1 (1-5) 


ns 

Wexner inkontinans skoru 

0  (0-11) 

0  (0-3) 

0 (0-6) 

0 (0-2) 


ns

 

 



nkontinans mevcudiyeti n(%) 

9  (42,9) 

5  (23,8) 

6 (31,6) 

4 (21,1) 

ns

 



 

‘Soiling’ mevcudiyeti  n(%) 

4  (19) 

2  (9,5) 

2 (10,5) 

ns



 

 

Kilo kaybÖ  n(%) 



11 (52,4) 

1  (4,8) 

9 (47,4) 

1 (52,6) 

ns

 

 



Ped kullanÖmÖ   n(%) 

 2  (9,5) 

1  (4,8) 

1 (5,3) 


ns

 



 

 n 


( statistiksel olarak anlamlÖ de il (grup etkisi, zaman etkisi, grup&zaman etkisi)),  

ortanca (min-mak),olarak verilmistir 

lamlÖ bulunmu tur (p=0,02). Tüm 

gruplarda ortanca de er 7 (4 – 8) ay-

dÖr. Grup 1 için takip süresi ortancasÖ 

8 (5 – 8) ay iken; Grup 2 için 6 (4 – 8) 

ay olarak saptanmÖ tÖr (Tablo 4). 

Grup 1’de 3 hastaya operasyon sÖrasÖnda 

koruyucu iliostomi açÖlmÖ tÖr (%14), 

Grup 2’de ise hiçbir hastaya iliostomi 

açÖlmamÖ tÖr; fark istatistiksel olarak 

anlamlÖ bulunmamÖ tÖr. (Tablo IV). 

Koruyucu iliostomi ilk ameliyattan 

ortalama 74,6 gün (min: 65 gün, 

maks: 82 gün) sonra kapatÖlmÖ tÖr. 

Grup 1 ve Grup 2 kendi içerisinde ‘ame-

liyat tipi’nin postoperatif RA R mev-

cudiyetine, Wexner inkontinans sko-

runa, ya am kalitesi skoruna, inkonti-

nans mevcudiyetine, tipine ve sÖklÖ Ö-

na etkisi ayrÖ ayrÖ incelendi inde ista-

tistiksel olarak anlamlÖ farklÖlÖk sap-

tanmamÖ tÖr. (p>0,05) 

Grup 1 kendi içerisinde incelenirken 

‘ameliyat tipi’nin postoperatif defe-

kasyon sayÖsÖna etkisi de erlendiril-

mi tir; fark istatistiksel olarak anlamlÖ 

saptanmÖ tÖr (p=0,029). Ortanca (mi-

nimum – maksimum) de erleri; AR 

yapÖlanlarda postoperatif dönemde 

defekasyon sayÖsÖnÖn ortanca de eri 2 

(1-3), ortalamasÖ 1,7 kez gün iken; 

LAR yapÖlanlarda ise 2,5 (1-6), orta-

lamasÖ 3 kez/gün olarak hesaplanmÖ -

tÖr. Grup 2 ise kendi içerisinde ‘ameli-

yat tipi’nin postoperatif defekasyon 

sayÖsÖna etkisi bakÖmÖndan incelendi-

inde istatistiksel olarak anlamlÖ fark-

lÖlÖk saptanmamÖ tÖr. (p>0,05) 

Grup 1 ve Grup 2 kendi içerisinde ‘daire-

sel stapler çapÖ’nÖn RA R mevcudiye-

tine, inkontinans mevcudiyetine, tipi-

ne ve sÖklÖ Öna etkisi ayrÖ ayrÖ incelen-

di inde istatistiksel olarak anlamlÖ 

fark saptanmamÖ tÖr p>0,05). 

nkontinans Parametrelerinin ve Semp-

tomlarÖnÖn Operasyonla De i imi: 

Analiz sonuçlarÖna göre ‘i tah durumu’, 

‘kilo kaybÖ’, ‘ped kullanÖmÖ’, ‘inkonti-

nans varlÖ Ö’, ‘inkontinans tipi’, 

‘Wexner inkontinans skoru’, ‘defe-

kasyon sayÖsÖ’, ‘ AS ve EAS morfolo-

jisi’ gibi de i kenler için grup etkisi, 

zaman etkisi ve grup&zaman etkile-

imi açÖsÖndan istatistiksel olarak an-

lamlÖ sonuç saptanmamÖ tÖr (p>0,05). 

(Bkz. Tablo 5 ve  ekil 2).  

‘Cleveland Clinic Ya am Kalitesi Skoru’, 

RA R mevcudiyeti, MDPB de i keni, 

MSPB de i keni ve OSB de i keni 

gibi parametrik olmayan de i kenler 

için uygulanan F1-LD-F1 tasarÖm 

analizi sonuçlarÖna göre; grup ve 


Journal Of Ankara University Faculty of Medicine 2016, 69 (1) 

Mustafa Berke o lu, Ayhan Bülent Erkek, Mehmet Ayhan Kuzu, Erkinbek, Gökçe Aylaz, Sedef Kuran, Can Ate , Semih Baskan, Attila Törüner 

57 

 

Grup 1 



Grup 2 

Preop Postop Preop  Postop 



Ya am Kalitesi 

Skoru


 a, b

 

0,7 



(0,3-1,0) 

0,8 


(0,5-1,0) 

0,7 


(0,1-0,9) 

0,8 


(0,5-1,0) 

G p=0,474 

p<0,001


 

GT p=0,922 

RA R Pozitifli i 

n (%) 


21 (100) 

16 (76) 


18 (95) 

17 (89) 


G p=0,595 

p=0,012 



GT p=0,098 

ODPB


 b 

(mmHg) 


98 

(37-150) 

77 

(47-117) 



89 

(56-119) 

82 

(32-117) 



G p=0,310 

p<0,001 



GT 

p=0,044 


MDPB

b

 (mmHg) 



196 

(68-270) 

134 

(70-233) 



160 

(74-234) 

126 

(50-220) 



G p=0,152 

p<0,001 



GT p=0,529 

OSPB


 b 

(mmHg) 


107 

(50-168) 

104 

(55-156) 



98 

(69-154) 

87 

(58-168) 



p=0,044 


p=0,016 


GT p=0,538 

MSPB


 b 

(mmHg) 


215 

(105-322) 

196 

(98-291) 



195 

(133-307) 

162 

(117-286) 



G p=0,150 

p=0,016 



GT p=0,885 

OSB


 b 

(mmHg) 


131 

(37-237) 

113 

(59-229) 



131 

(72-195) 

107 

(57-208) 



G p=0,400 

p=0,003 



GT p=0,517 

FAKU


 b 

(cm) 


4,6 

(2,2-5,3) 

3,9 

(2,1-5,2) 



4,1 

(2,7-5,9) 

3,8 

(1,7-5,7) 



G p=0,388 

p<0,001 



GT 

p=0,013 


a

Ya am kalitesi skoru (0,1-1,0) 

b

 ortanca (minumum-maksimum), Preop: preoperatif, Postop: postoperatif 



G:Grup etkisi, T: Zaman etkisi, GT: Grup & zaman etkile imi 

grup*zaman etkile imine ait etkiler is-

tatistiksel olarak anlamlÖ bulunmamÖ -

tÖr. Ya am kalitesi skorunun her iki 

grupta da postoperatif dönemde daha 

yüksek oldu u saptanmÖ tÖr. RA R 

mevcudiyetinin, MDPB de erlerinin, 

MSPB de erlerinin ve OSB de erle-

rinin her iki grupta da postoperatif 

dönemde daha dü ük oldu u sap-

tanmÖ tÖr.  

ODPB de i keni  ve  FAKU  de i keni 

için elde edilen analiz sonucunda; 

grup etkisinde istatistiksel olarak an-

lamlÖ farklÖlÖk saptanmamÖ tÖr. Ancak 

aynÖ tasarÖm analizinde zaman etki-

sinde ve grup*zaman etkile iminde is-

tatistiksel olarak anlamlÖ fark bulun-

mu tur. Bu da gruplarÖn; preoperatif 

ve postoperatif zaman noktalarÖnda 

benzer olmadÖ ÖnÖ göstermektedir. 

Grup 1’de daha belirgin olmak üzere; 

her iki grupta da postoperatif dö-

nemde ODPB de erlerinde ve FA-

KU ölçümlerinde dü me oldu u sap-

tanmÖ tÖr.  

OSPB de i keni için elde edilen analiz 

sonucunda grup*zaman etkile iminde 

istatistiksel olarak anlamlÖ farklÖlÖk sap-

tanmamÖ tÖr. AynÖ analizde grup etkisi 

ve zaman etkisi incelendi inde istatis-

tiksel olarak anlamlÖ fark saptanmÖ tÖr. 

OSPB de erleri bakÖmÖndan her iki 

grupta da postoperatif dönemde 

dü me gözlenmi tir (Tablo 6). 

TartÖ ma 

Rektum cerrahisi sonrasÖ hastalarÖn %10-

80’inde anorektal fonksiyonlarda bo-

zulma görüldü ü bildirilmektedir (6-

8). BazÖ yayÖnlarda anal inkontinans 

olu masÖndaki nedenlerden biri ola-

rak; dairesel staplerin transanal olarak 

yerle tirilmesi sÖrasÖnda sfinkter hasa-

rÖna yol açmasÖnÖn üzerinde durul-

mu tur (6, 9, 10). Dairesel stapler kul-

lanÖlan di er bir cerrahi yöntem olan 

‘Longo’da (stapler hemoroidopeksi-

de) ise postoperatif dönemde anorek-

tal fonksiyonlar ile ilgili olarak farklÖ 

sonuçlar bildirilmi tir (11-14). Alto-

more ve ark.’larÖ; (13) Longo yöntemi 

uygulanmÖ  hastalarÖn hiçbirinde en-

doanal USG’de defekt saptanmadÖ Ö-

nÖ, manometrik olarak anal kanal ba-

sÖnçlarÖnda anlamlÖ de i iklik olmadÖ-

ÖnÖ ve hiçbir hastada fonksiyonel ola-

rak anal inkontinans gözlenmedi ini 

bildirmi tir. Mlakar ve ark.’larÖnÖn 

(14) geni  hasta serisinden (n=214) 

olu an çalÖ masÖnda; Longo yöntemi 

uygulanmÖ  hastalarÖn hiçbirinde pos-

toperatif dönemde majör anal inkon-

tinans sorununa rastlanmadÖ ÖnÖ, sa-

dece hastalarÖn %7’sinde minör anal 

inkontinans gözlendi ini belirtilmi tir. 

Bizim çalÖ mamÖzda da AR yapÖlacak 

bazÖ hastalara (Grup 2) Longo yön-

temindekine benzer  ekilde dairesel 

stapler dilatör içerisinden uygulanmÖ -

tÖr. Grup 2’deki hiçbir hastada majör 

inkontinans saptanmamÖ tÖr. Sadece 

4/19 (%21,1) hastada ayda 1’den da-

ha az sÖklÖkta, ameliyat öncesi dö-

nemdekine benzer  ekilde, hayat kali-

tesinde bozulmaya yol açmayan mi-

nör inkontinans saptanmÖ tÖr.  

Literatür incelendi inde (anastomoz 

sÖrasÖnda dairesel stapler kullanÖlmasa 

da) AR ve LAR sonrasÖ bazÖ hastalar-

da anorektal fonksiyonlarda bozulma-

larÖn oldu u belirtilmektedir (9, 15). 

Anorektal fonksiyonlardaki bozulma-

larÖn di er nedenlerinin; rektum cer-

rahisi sÖrasÖnda sinir hasarÖ olu masÖ 

ve rektum rezervuar kapasitesinin 

azalmasÖ oldu u dü ünülmü tür (9, 

11, 16). Jiang ve ark.’larÖnÖn (9) çalÖ -

masÖnda; LAR yapÖlan hastalarda ano-

rektal fonksiyonlarÖn genel olarak kö-

tüle ti i ve klinik semptomlarda bo-

zulma saptandÖ Ö belirtilmi tir. Ho ve 

ark.’larÖ (2) da benzer  ekilde AR son-

rasÖ hastalarÖn %32’sinde anorektal 

fonksiyonlarda kötüle me saptandÖ Ö-

nÖ belirtmi tir (2). Bizim çalÖ mamÖz-

da ise hiçbir grupta major inkonti-

nansa rastlanmamÖ tÖr. Her iki grupta 

toplam 9/40 hastada (%22,5) minör 

inkontinans saptanmÖ tÖr. Grup 1’de 

ise hastalarÖn 5/21’inde (%23,8) ayda 

1’den daha az sÖklÖkta, hayat kalitesin-

de bozulmaya yol açmayan minör in-

kontinans saptanmÖ tÖr. Gruplar ara-

sÖnda Wexner inkontinans skoru ve 

inkontinans mevcudiyeti açÖsÖndan is-

tatistiksel olarak anlamlÖ fark saptan-

mamÖ tÖr (p>0.05).  


Ankara Üniversitesi TÖp Fakültesi MecmuasÖ 2016, 69 (1) 

Anterior Rezeksiyonlarda Anastomoz  çin KullanÖlan Staplerin Çe itli Uygulama  ekillerinin Postoperatif Anal Fonksiyonlar Üzerine… 

58 

Matteo ve ark.’larÖ (16) dairesel staplerin 



kullanÖldÖ Ö LAR’dan sonra anastomoz 

seviyesinin dentat çizgiye göre 4 

cm’den daha uzakta oldu u hastalarda 

fonksiyonel sonuçlarÖn daha iyi oldu-

unu bildirmi tir. Rasmussen ve ark. 

(17) tarafÖndan da LAR sonrasÖ anas-

tomoz seviyesi dentat çizgiye yakla -

tÖkça inkontinans skorunun yükseldi i 

bildirilmi tir. Nakahara ve ark.’larÖ 

(18) ise a a Ö anastomoz yapÖlan 

LAR’dan (anastomoz dentat çizgide 

veya dentat çizgiye 2 cm yakÖnlÖkta) 

sonra erken dönemde klinik de erlen-

dirmede belirgin bozulmalar olsa da, 

postoperatif 4. aydan itibaren düzel-

meler saptandÖ ÖnÖ bildirmi tir. Bizim 

çalÖ mamÖzda da; tüm hastalarda daha 

iyi kontinans skoru saptanmasÖnda; 

hem cerrahi sÖrasÖnda, hem de staple-

rin ve dilatörün transanal olarak uygu-

lanmasÖ sÖrasÖnda gerekli özenin göste-

rilmesine ek olarak tüm hastalarda 

anastomoz seviyesinin en az anal ver-

ge’den 8 cm yukarÖda olmasÖnÖn etkili 

oldu u dü ünülmü tür. 

Kontinans de erlendirmesinde üzerinde 

durulan bir di er parametre ise gün-

lük defekasyon sayÖsÖdÖr. Ho ve 

ark.’larÖnÖn (7) çalÖ masÖnda defekas-

yon sayÖsÖnÖn 2 kez/günden daha az 

oldu u bildirilmi tir.

 

Bizim çalÖ ma-

mÖzda günlük defekasyon sayÖsÖ ba-

kÖmÖndan gruplar arasÖnda istatistiksel 

olarak anlamlÖ farklÖlÖk saptanmamÖ -

tÖr (p>0.05); Grup 1’de ortalama 2,2 

kez/gün iken, Grup 2’de ise 1,7 

kez/gün’dür. 

Anterior Rezeksiyon ve LAR sonrasÖnda 

manometrik basÖnçlarda genel olarak 

azalmanÖn oldu u bilinmektedir (8, 

9). Nakahara ve ark.; (8) LAR sonrasÖ 

1. ayda ODB ve OSB de erlerinin 

anlamlÖ olarak azaldÖ ÖnÖ, postoperatif 

4. aydan itibaren ise artÖ  gösterdi ini 

belirtmi tir. Molloy ve Jiang (8, 18) 

ise çalÖ malarÖnda, stapler uygulanan 

grupta elle anastomoz yapÖlan gruba 

göre dinlenme basÖnçlarÖnda daha be-

lirgin dü me saptamÖ tÖr. Ho ve 

ark.’larÖnÖn (7) çalÖ masÖnda postope-

ratif 6. ayda ODB’nin anlamlÖ oranda 

azaldÖ Ö ancak major anal inkontinan-

sa rastlanmadÖ Ö bildirilmi tir. Bizim 

çalÖ mamÖzda bütün manometrik ba-

sÖnç de erleri postoperatif dönemde 

her iki grupta da genel olarak azalmÖ -

tÖr.  AS fonksiyonlarÖyla daha yakÖn-

dan ili kili oldu u kabul edilen dinle-

nim basÖnçlarÖ (ODPB ve MDPB) 

postoperatif dönemde her iki grupta 

da belirgin azalmÖ tÖr. EAS fonksiyo-

nu ile yakÖndan ili kili oldu u kabul 

edilen sÖkma basÖnçlarÖ (OSPB, MSPB 

ve OSB) ise yine postoperatif dö-

nemde her iki grupta da azalmÖ tÖr. 

Gruplar arasÖnda istatistiksel olarak 

anlamlÖ farklÖlÖk saptanmamÖ tÖr 

(p>0.05). Ancak genel olarak sÖkma 

basÖnçlarÖ, dinlenme basÖnçlarÖna göre 

postoperatif dönemde daha iyi ko-

runmu tur.  

Bizim çalÖ mamÖzda FAKU’nun; her iki 

grupta da postoperatif dönemde 

azaldÖ Ö saptanmÖ tÖr. FAKU’daki 

azalma Grup 1’de daha belirgindir; bu 

fark istatistiksel olarak anlamlÖ bu-

lunmu tur. Bu da manometrik ölçüm-

lerdeki dü meyle korelasyon göster-

mektedir. 

Rasmussen ve ark.’larÖnÖn (17) çalÖ ma-

sÖnda LAR sonrasÖ RA R’in hastalarÖn 

%72’sinde korundu u saptanmÖ tÖr. 

Bizim çalÖ mamÖzda da benzer  ekilde 

hastalarÖn tamamÖ incelendi inde 

33/40’Önda (%82,5) RA R korunmu -

tur. Grup 1’de 16/21 hastada (%76), 

Grup 2’de ise 17/19 hastada (%89) 

RA R’in korundu u saptanmÖ tÖr.  s-

tatistiksel olarak anlamlÖ farklÖlÖk ol-

masa da sonuçlarÖn dilatör kullanÖlan 

grupta (Grup 2) daha iyi oldu u sap-

tanmÖ tÖr (p>0.05).  

Ya am kalitesi skoru; her iki grupta da 

postoperatif dönemde daha yüksek 

saptanmÖ tÖr. Grup 1 ve Grup 2 sÖra-

sÖyla, 0,8 (0,5-1,0) ve 0,8 (0,5-1,0)’dir. 

Ya am kalitesi skorunun yüksek sap-

tanmasÖnda hastalarÖn inkontinans 

skorunun dü ük olmasÖnÖn da etkisi 

oldu u dü ünülmektedir. 

Farouk ve ark.’larÖnÖn (10) çalÖ masÖnda 

stapler ile yapÖlan LAR sonrasÖ hasta-

larÖn %18’inde postoperatif dönemde 

endoanal USG’de saptanan  AS de-

fekti bildirilmi tir. Bizim çalÖ mamÖz-

da hastalarÖn hiç birinde  AS ve EAS 

yapÖsÖnda yeni defekt saptanmamÖ tÖr. 

Literatür incelendi inde bizim çalÖ ma-

mÖzda oldu u gibi, farklÖ uygulama 

yöntemlerinin denendi i çalÖ malar 

görülmektedir. Dairesel staplerin 

transanal olarak direkt uygulanmasÖn-

dan farklÖ nedenlerle (sfinkter hasa-

rÖndan kaçÖnmak, uygulamada teknik 

zorluk,) kaçÖnÖlarak yeni anastomoz 

teknikleri denenmi tir (6, 7, 19-22). 

Ho ve ark.’larÖ (7) dairesel staplerin 

transanal olarak uygulamasÖna alterna-

tif olarak, anastomoz a amasÖnda 

BAR -biofragmantable anastamotic 

ring ‘valtrac’- denilen anastomoz hal-

kalarÖnÖ kullanmÖ tÖr. Nakada ve 

ark.’larÖ (19)  ise anastomoz a ama-

sÖnda ASSEA (Abdominal stapled si-

de-to-end anastomosis) ‘Baker tipi’ 

teknik ile anastomoz yapmÖ tÖr. Her 

iki uygulamada da anorektal fonksi-

yonlarÖn daha iyi korundu u belirtil-

mi tir (7, 19). Khoury; (20) kolorektal 

anastomoz için kullanÖlan dairesel 

stapleri anal kanala yerle tirirken ‘Fa-

ensler anaskop’ içerisinden ilerletti i 

tekni i tarif etmi tir. Guweidhi ve 

ark. (21) ise; (circular stapler intradu-

cer) CSI denen ‘ba lÖk  eklindeki apa-

rat’ ile dairesel stapleri transanal ola-

rak uygulamÖ tÖr. Bu yöntemde hem 

staplerin ba  kÖsmÖ korunarak daha 

rahat ilerletilebilmesi, hem de anal 

kanaldan geçerken daha az travmatize 

etmesi amaçlanmÖ tÖr. Limbert ve ark. 

(22) ise özellikle distal yerle imli tü-

möre sahip erkek hastalarda dar pel-

vis ve kalÖn mezenter nedeniyle lapa-

roskopik LAR sÖrasÖnda stapler uygu-

lamasÖndaki zorlu a de inmi tir. Bi-

zim çalÖ mamÖzda kullandÖ ÖmÖza 

benzer  ekilde Longo yönteminde 

kullanÖlan obturator ve circular anal 

dilator CAD’Ö transanal olarak yerle -

tirmi tir. Böylelikle purse-string diki-

in görülerek uygulanabilece ini, dis-

tal cerrahi sÖnÖrÖn makroskopik olarak 

daha iyi ve anastomoz yapmadan de-

erlendirilebilece ini, dentat çizgiye 

verilebilecek zararÖn önlenmi  olaca-

ÖnÖ belirtmi tir. Winter ve ark. (6) ise 

dairesel stapler ile yapÖlan anastomoz-

larda intraoperatif olarak nitroglise-

rinli pomadÖ stapler yerle tirilmesin-

den önce perianal bölgeye uygulamÖ -

tÖr; manometrik, endosonografik ve 

klinik olarak postoperatif dönemde 

daha iyi sonuçlar elde edildi ini bil-

dirmi tir. Ancak bu tekniklerin pos-

toperatif anal fonksiyonlara etkisi ile 

ilgili henüz yeterli çalÖ ma bulunma-

maktadÖr. 

Postoperatif sÖkÖntÖlarÖn nedeninin do ru 

anla ÖlmasÖ için preoperatif de erlen-

dirmenin ayrÖntÖlÖ olarak yapÖlmasÖ ge-

rekmektedir. HastalarÖn preoperatif 

dönemdeki kontinans durumlarÖ, ya-

pÖlacak ameliyatÖn  eklini de önemli 

ölçüde de i tirmektedir. Stapler uygu-



Journal Of Ankara University Faculty of Medicine 2016, 69 (1) 

Mustafa Berke o lu, Ayhan Bülent Erkek, Mehmet Ayhan Kuzu, Erkinbek, Gökçe Aylaz, Sedef Kuran, Can Ate , Semih Baskan, Attila Törüner 

59 

lamasÖ, rektum mobilizasyonu sÖra-



sÖnda ortaya çÖkan sinir hasarÖ, rektal 

rezervuarÖn azalmasÖ ve neoadju-

van/adjuvan kemoradyoterapi (23, 

24)


 

gibi pek çok faktörden biri ya da 

birkaçÖ anorektal fonksiyonlarda farklÖ 

düzeylerde bozulmalara neden olabi-

lece i göz önünde bulundurulmalÖdÖr. 

Sonuç 


Sonuç olarak çalÖ mamÖzda hiçbir hastada 

majör inkontinans saptanmamasÖnÖn 

nedeni; yeterli sayÖlabilecek rektal re-

zervuarÖn bÖrakÖlmasÖnÖn yanÖnda 

(anastomoz anal verge’e göre en az 8 

cm uzakta) ba arÖlÖ ve dikkatli cerrahi 

uygulanmasÖ oldu u dü ünülmekte-

dir. Postoperatif dönemde tüm hasta-

larda manometrik basÖnçlarda, FA-

KU’da ve RA R pozitifli inde azalma 

oldu u saptanmÖ tÖr. ODPB de erin-

deki azalma Grup 1’de daha belirgin-

dir. Bunun olasÖ nedeninin; dairesel 

stapler yerle tirilmeden önce parmak 

dilatasyonu yapÖlarak anestezi etkisin-

deki hastaya daha kontrolsüz ve anal 

kanalda farklÖ noktalara e it olmayan 

kuvvet uygulanmasÖ olabilece i dü ü-

nülmü tür. Bunun yerine Grup 2’de 

oldu u gibi sabit bir dilatörün anal 

kanala yerle tirilmesi ile tüm anal ka-

nala e it oranda kuvvetin, daha stan-

dart bir yöntemle uygulanmasÖnÖn 

mümkün olabilece i dü ünülmü tür. 

Daha geni  hasta serileriyle olu turu-

lacak ve daha küçük çaptaki dilatör 

kullanÖmÖ ile benzer  ekilde düzenle-

necek randomize, prospektif, klinik 

çalÖ malarla daha iyi sonuçlar elde 

edilebilece i dü ünülmektedir. 

 

KAYNAKLAR



1. Bhangu A, Kiran RP, Slesser A, et al. 

Survival after resection of colorectal can-

cer based on anatomical segment of in-

volvement. Ann Surg Oncol. 

2013;20:4161-4168. 

2.  Ho Y-H, Low D, Goh H-S. Bowel 

function survey after segmental colorectal 

resections. Dis Colon Rectum 

1996;39:307-310. 

3. Heald RJ, Moran BJ, Ryall RDH, et al. 

The Basingstoke Experience of Total 

Mesorectal Excision, 1978-1997. Arch 

Surg. 1998;133:894-898. 

4. Shrikhande SV, Saoji RR, Barreto SG, et 

al. Outcomes of resection for rectal can-

cer in India: The impact of the double 

stapling technique. World J of Surg On-

cology 2007,5:35. 

5. Luke M, Kirkegaard P, Lendorf A, et al. 

Pelvic Recurrence Rate After Abdomino-

perineal Resection and Low Anterior Re-

section for Rectal Cancer Before and Af-

ter Introduction of the Stapling Tech-

nique. World J. Surg. 1983;7:616-619. 

6. Winter DC, Murphy A, Kell MR, et al. 

Perioperative Topical Nitrate and 

Sphincter Function in Patients Undergo-

ing Transanal Stapled Anastomosis: A 

Randomized, Placebo-Controlled, Doub-

le-Blinded Trial. Dis Colon Rectum 

2004;47:697–703. 

7. Ho YH, Tan M, Leong A, et al. Anal 

pressures impaired by stapler insertion 

during colorectal anastomosis: a rando-

mized controlled trial. Dis Colon Rectum 

1999;42:89-95. 

8. Nakahara S, Itoh H, Mibu R, et al. Clini-

cal and Manometric Evaluation of Ano-

rectal Function Following Low Anterior 

Resection with Low Anastornotic Line 

Using an EEA Stapler for Rectal Cancer. 

Dis Colon Rectum 1988;31:762-766. 

9. Jiang JK, Lin JK. Anorectal dysfunction 

following low anterior resection for rectal 

carcinoma: A comparison between hand-

sewn and stapled anastomosis. Colorectal 

Disease 1999;1:73–79. 

10. Farouk R, Duthie GS, Lee PWR, et al. 

Endosonographic evidence of injury to 

the internal anal sphincter after low ante-

rior resection: long-term follow-up. Dis 

Colon Rectum 1998;41:888-891. 

11. Fantina AC, Hetzerb FH, Christa AD, et 

al. Influence of stapler haemorrhoidec-

tomy on anorectal function and on pati-

ents’ acceptance. Swiss Med Weekly 

2002;132:38–42. 

12. Ho YH, Seow-Choen F, Tsang C, et al. 

Randomized trial assessing anal sphincter 

injuries after stapled haemorrhoidectomy. 

Br J of Surg 2001;88:1449-1455. 

13. Altomare DF, Rinaldi M, Sallustio PL, et 

al. Long-term effects of stapled haemorr-

hoidectomy on internal anal function and 

sensitivity. Br J Surg 2001;88:1487–1491. 

14. Mlakar B, Košorok P. Complications and 

results after stapled haemorrhoidopexy as 

a day surgical procedure. Tech Coloproc-

tol 2003;7:164–168. 

15. Williamson MER, Lewis WG, 

Holdsworth PJ, et al. Decrease in the 

anorectal pressure gradient after low an-

terior resection of the rectum A study 

using continuous ambulatory manometry. 

Dis Colon Rectum 1994;37:1228-1231. 

16. Di Matteo G, Mascagni D, Zeri KP, et al. 

Evaluation of anal function after surgery 

for rectal cancer. Journal of Surgical On-

cology 2000, Vol:74, Issue:1, 11–14. 

17. Rasmussen OO, Petersen IK, Christian-

sen J. Anorectal function following low 

anterior resection. Colorectal Disease 

2003;5:258–261. 

18. Molloy RG, Moran KT, Coulter J, et al. 

Mechanism of sphincter impairment fol-

lowing low anterior resection. Dis Colon 

Rectum 1992;35;462-464. 

19. Nakada I, Kawasaki S, Sonoda Y, et al. 

Abdominal stapled side-to-end anasto-

mosis(Baker type) in low and high ante-

rior resection: experiences and results in 

69 consecutive patients at a regional ge-

neral hospital in Japan. Colorectal Disea-

se 2004;6:165-170. 

20. Khoury DA, Opelka FG. Anoscopic-

assisted insertion of end-to-end anasto-

mosing staplers. Dis Colon Rectum; 

1995;38:553-554. 

21. Guweidhi A, Steffen R, Metzger A, et al. 

Circular Stapler Introducer: A Novel De-

vice to Facilitate Stapled Colorectal Anas-

tomosis. Dis Colon Rectum 2009;52:746-

748. 

22. Limbert M, De Almeida JM. Colorectal 



Anastomosis After Laparoscopic Low 

Anterior Resection with Total Mesorectal 

Excision: A Difficult Problem Made 

Simple. Dis Colon Rectum 2009;52:2048–

2050. 

23. Pietsch AP, Fietkau R, Klautke G, et al. 



Effect of neoadjuvant chemoradiation on 

postoperative fecal continence and anal 

sphincter function in rectal cancer pati-

ents. Int J Colorectal Dis 2007;22:1311–

1317. 

24. Welsh FKS, McFall M, Mitchell G, et al. 



Pre-operative short-course radiotherapy 

is associated with faecal incontinence af-

ter anterior resection. Colorectal Disease 

2003; Vol 5, Issue 6: 563–568. 




Do'stlaringiz bilan baham:


Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©fayllar.org 2017
ma'muriyatiga murojaat qiling