Endüstriyel hammadde, fazla bir ön işleme tabi tutulmadan, ocaktan çıkartıldığı gibi endüstride kullanılabilen doğal kaynaklar anlamına gelmektedir


Download 464 b.
Sana25.03.2017
Hajmi464 b.



Endüstriyel hammadde, fazla bir ön işleme tabi tutulmadan, ocaktan çıkartıldığı gibi endüstride kullanılabilen doğal kaynaklar anlamına gelmektedir.

  • Endüstriyel hammadde, fazla bir ön işleme tabi tutulmadan, ocaktan çıkartıldığı gibi endüstride kullanılabilen doğal kaynaklar anlamına gelmektedir.



Basit bir ön işlemden sonra endüstride kullanılabilmelidir. (talk, elmas, diyatomit, bentonit, vs.)

  • Basit bir ön işlemden sonra endüstride kullanılabilmelidir. (talk, elmas, diyatomit, bentonit, vs.)

  • Metal olmayan elementlerin veya bunların basit bileşimleri elde edilebilmelidir.(piritten kükürt, fluoritten flour, apatitten fosfor, bor tuzlarından H5BO3 eldesi gibi)

  • Yapı ve dolgu malzemesi yapılabilmelidir.(granit, kum, çakıl, traverten, mermer vs.)

  • Bileşim olarak metalik olmasına rağmen kullanma alanı itibari ile metalik olmayanları ikame edebilmelidir.(beril, magnezit, korund gibi)



Kullanım Alanlarına Göre

  • Kullanım Alanlarına Göre

  • Jenetik Sınıflandırma

  • Modern Sınıflandırma



Yakıtlar

  • Yakıtlar

  • Yapı Endüstrisi

  • Seramik Endüstrisi

  • Kimya Endüstrisi

  • Kıymetli Mineraller ve Taşlar

  • Yarı Kıymetli Mineraller ve Taşlar

  • Aşındırıcı ve Parlatıcı Mineraller

  • Eritici Mineraller



İzolasyon Hammaddeleri

  • İzolasyon Hammaddeleri

  • Refrakter hammaddeler

  • Optik Endüstrisi

  • Dolgu ve Boya Endüstrisi

  • Suni Gübre Endüstrisi

  • Döküm Endüstrisi

  • Elektronik Endüstrisi

  • Sular



Magmatik Kayaçlar

  • Magmatik Kayaçlar

  • Magmatik, Pegmatitik, Skarn ve Damar Mineralleri

  • Metamorfik Mineraller

  • Sedimanter Kayaçlar

  • Sedimanter Mineraller







1.4.1. Magmatik Yataklar:

  • 1.4.1. Magmatik Yataklar:

  • Bütün magmatik kayaçlar, karbonatitler, likit-magmatik, pegmatitik, kontakt-metazomatik, hidrotermal veya volkanik yataklar bazaltik veya granitik bileşimli magmanın kristalleşmesi ve farklılaşması sonucu ortaya çıkmaktadır.

  • Levha tektoniği teorisi ile açıklanan ve üst manto malzemesinin bazik bir magma türetmesinden granitik bir magmanın kristalleşmesine kadar geçen bütün magmatik prosesler endüstriyel hammadde olarak önem taşıyan kayaç ve yatakların oluşumuna imkan vermektedir.



Gabroyik bileşimli bir magmadan ilk olarak olivin, kromit ve manyetit kristalleri oluşur ve bunlar ağırlıklarından dolayı dibe çöker. Daha sonra ojit, demir sülfidler ve bazik feldispatlar, bunu takip eden hornblend, biyotit ve orta asidik feldispatlar kristalleşir. En son olarak ise asidik feldispatlar, muskovit ve kuvars oluşur.

  • Gabroyik bileşimli bir magmadan ilk olarak olivin, kromit ve manyetit kristalleri oluşur ve bunlar ağırlıklarından dolayı dibe çöker. Daha sonra ojit, demir sülfidler ve bazik feldispatlar, bunu takip eden hornblend, biyotit ve orta asidik feldispatlar kristalleşir. En son olarak ise asidik feldispatlar, muskovit ve kuvars oluşur.

  • Gabroyik bileşimli magma eriyiği, bazik bileşenlerin bünyesinden sırayla ayrılması sonucu önce diyoritik, daha sonrada granitik karakter kazanır. Silikat minerallerinin kristalleşmesi tamamlandıktan sonra geriye artık sulu çözeltiler kalır. Bu yolla erken magmatik evre endüstriyel hammadde yatakları oluşur.

  • Endüstriyel hammadde olarak erken magmatik evrede elmas, grafit, forsterit, korund, granat, apatit-manyetit, apatit-nefelin, uranyum, zirkon, beddeyelit gibi minerallerin yatakları oluşmaktadır. Ayrıca, başta granitoyidler, andezit, bazalt ve nefelinli siyenitler olmak üzere magmatik kayaçların pek çoğu yapı malzemesi ve dolgu maddesi olarak değerlendirilmektedir.



Magmanın devam eden kristalleşmesi esnasında kimyasal bakımdan farklılaşmasının sonucu olarak pegmatitler ortaya çıkmıştır.

  • Magmanın devam eden kristalleşmesi esnasında kimyasal bakımdan farklılaşmasının sonucu olarak pegmatitler ortaya çıkmıştır.

  • Pegmatit damarları genellikle mercek ve stok şeklindedir. Damar kalınlıkları santimetreden yüzlerce metreye kadar değişir. Damar uzunlukları ise birkaç metreden 1-1,5 km arasındadır.

  • Pegmatitler feldispat, mika, spodümen, lepidolit, ampligonit, beril, kristal kuvars, apatit, kriyolit, emerald, granatlar, lazurit, rutil, safir, yakut, spinel, topaz, turmalin, andaluzit, zirkon, beddeyelit, nadir toprak elementleri, zeolit gibi pek çok endüstriyel hammaddenin kaynağıdır.

  • Granitik pegmatitler için F, B, Li, Be ve W, ender bulunan gabroyik pegmatitler için Cl, P, Ti ve Cu elementleri karakteristiktir. Nefelinli siyenit pegmattler ise zengin olarak P, F, Zr, Ce ve Nb bulunur.



Skarn yataklarının kökeni, bir magmatik sokulumdan çıkan hidrotermal çözeltilerin ve sıcaklığın etkisi ile komşu kayaçlarla magma kontaktında ve kontaktın yakınında meydana gelen metazomatik değişikliklere bağlanmaktadır.

  • Skarn yataklarının kökeni, bir magmatik sokulumdan çıkan hidrotermal çözeltilerin ve sıcaklığın etkisi ile komşu kayaçlarla magma kontaktında ve kontaktın yakınında meydana gelen metazomatik değişikliklere bağlanmaktadır.

  • Bir magmatik sokuluma komşu kayaçlar uzun süre (en az birkaç bin yıl) 6000C’ın üzerinde bir sıcaklığın etkisinde kaldıkları zaman şeyller rekristalize olarak hornfelse, kumtaşları kuvarsite ve kireçtaşları mermere dönüşmektedir.

  • Skarnlarda Ca, Mg, Fe ve Mn’ın silikatlı, borlu, klorlu ve fluorlu mineralleri bulunur. Granatlar (grossular, andradit), piroksenler (diyopsit, hedenberjit, volastonit), amfiboller (tremolit, aktinolit), epidot, zoisit, feldispatlar (albit, anortit, adularya), mikalar, kloritler, forsterit ve skapolit skarnların ana mineralleridir. Kristaller genellikle iri tanelidir ve bantlı yapılar gösterir.

  • Skarnlar endüstriyel hammadde yataklarının oluşumunda çok önemli bir yer tutar. Bunların başında beril, bor mineralleri, volastonit, pirit, apatiti, grafit, asbest ve talk gelmektedir



Karbonatitler, Ca- ve Mg-karbonat bileşiminde olan ve biçim, konum ve yapı bakımından sokulum kayaçlarına benzeyen kayaçlardır.

  • Karbonatitler, Ca- ve Mg-karbonat bileşiminde olan ve biçim, konum ve yapı bakımından sokulum kayaçlarına benzeyen kayaçlardır.

  • Karbonatitler metalik olmayan minerallerden apatit, flourit, flogopit ve vermikülit ile Nb, Ta, Th, Sn, U, nadir topraklar, Zr, V, Ba, Sr gibi elementlerin minerallerini bulundurmaktadır. Karbonatit kütleleri kendisi de kristal kalsit, yapı taşı veya kireç hammaddesi olarak değerlendirilebilmektedir.



Katatermal evrede; apatit, floopit ve grafit,

  • Katatermal evrede; apatit, floopit ve grafit,

  • Mezotermal evrede; barit, fluorit, viterit, magnezit, dolomit, talk ve asbest,

  • Epitermel evrede; vermikülit ve kaolen

  • Ayrıca kuvars, kristal kalsit, sölestin,bentonit, sepiyolit, emerald, jasp, topaz, turmalin, azurit, malahit, turkuvaz, uranyumtoryum, beddeleyit ve zeolit gibi endüstriyel hammaddeler de hidrotermal süreçlerle zenginleşerek yatak oluşturabilmektedir.



Volkanik kayaçlar yüzey ve yüzeye yakın kesimlere kadar yükselen magmanın püskürme, akma veya baca kesimlerinde soğuyarak kristalleşmesi ile oluşmaktadır.

  • Volkanik kayaçlar yüzey ve yüzeye yakın kesimlere kadar yükselen magmanın püskürme, akma veya baca kesimlerinde soğuyarak kristalleşmesi ile oluşmaktadır.

  • Yapı ve dolgu malzemesi olarak; bazalt ve diyabaz

  • Sıva, kaplama ve hazır duvar malzemesi olarak; pümis, pümisit ve perlit kullanılmaktadır.

  • Denizaltı volkanizması sırasında ortamın jeokimyasal karakteri değişmekte, barit ve sölestin gibi hammaddelerin volkano-sedimanter yatak tipleri oluşmaktadır.

  • Volkanik faaliyetler sıarasında değişen iklim şartları ve yüzey sularının bileşimindeki değişmeler, bor tuzları magnezit ve sepiyolit gibi ayrışma ile oluşan hammaddelerin yataklanmalarını hızlandırmaktadır.

  • En önemli hammadeler ise kükürt ve sassolit (saf borik asit, H3BO3) yataklarıdır. Bunlar volkanizmanın fümerol (su buharı, CO2, SO2, N2, H3BO3) ve solfatlar (su buharı, H2S, SO2, CO2) safhalarında oluşmaktadır.



Yüzey ayrışması sonucu süreçleri ile ortaya çıkan endüstriyel hammadde yatakları yörenin iklim, jeomorfoloji ve hidrojeoloji özellikleri etkisi altında ana kayaçlarda meydana gelen değişmeler sonucu olarak gelişirler.

  • Yüzey ayrışması sonucu süreçleri ile ortaya çıkan endüstriyel hammadde yatakları yörenin iklim, jeomorfoloji ve hidrojeoloji özellikleri etkisi altında ana kayaçlarda meydana gelen değişmeler sonucu olarak gelişirler.

  • Sıcak ve kurak iklimlerde oksidasyon fazla gelişir, evoporit oluşumu fazladır.

  • Yer altı suyu derinlerde bulunur ve dolaşım çok yavaş olduğundan mekanik ayrıştırma ve taşınma hızı çok düşüktür. PH değeri 7.5 – 9.5 arasında, nispeten baziktir.

  • Montmorillonit, illit, vermikülit, klorit ve bunların karışımı kil yatakları ortaya çıkar.

  • Yağışlı iklimlerde çökelme hızı fazladır. Ortam asidiktir. PH 3.5 – 6.5 arasında değişmektedir.

  • Ayrışma süreçlerine bağlı olarak kaolen, bentonit, rezidüel kil yatakları, tuğla ve kiremit toprakları, diğer topraklar gibi hammadde yatakları oluşmaktadır.

  • Rezidüel ortam şartlarında zenginleşen barit, sölestin, kuvars, süs taşı gibi ayrışmaya dayanıklı minerallerde bulunmaktadır.



Bir çok sediman (kil, kum, çakıl v.s.), sedimanter kayaç (konglomera, kumtaşı, kiltaşı, şeyl, diyatomit, kireçtaşı, dolomit vs.) ve evaporitler (jips, anhidrit, kaya tuzu, potas tuzları, bor tuzları vs.) endüstriyel hammadde olarak değerlendirilmektedir.

  • Bir çok sediman (kil, kum, çakıl v.s.), sedimanter kayaç (konglomera, kumtaşı, kiltaşı, şeyl, diyatomit, kireçtaşı, dolomit vs.) ve evaporitler (jips, anhidrit, kaya tuzu, potas tuzları, bor tuzları vs.) endüstriyel hammadde olarak değerlendirilmektedir.

  • Şeyl, turba, linyit, fosfat, kükürt, barit, sölestin, taşınmış kaolinitik killer, magnezit, uranyum, toryum gibi endüstriyel hammaddeler de sedimanter süreçlerde oluşmuştur.



Metamorfizma, kayaçların değişen basınç ve sıcaklık şartlarına uyum sağlamak için meydana getirdikleri değişime denir.

  • Metamorfizma, kayaçların değişen basınç ve sıcaklık şartlarına uyum sağlamak için meydana getirdikleri değişime denir.

  • Metamorfizmada yapı, doku ve mineralojik bileşim değişir, ancak kayacın genel kimyasal bileşimi, su kaybı dışında, değişmez.

  • Metamorfık kökenli endüstriyel hammaddeler kontakt-metamorfik ve rejyonal metamorfık yataklar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

  • Metamorfizma süreçlerine bağlı olarak kükürtün ortaya çıkması ve birikerek yatak oluşturması mümkündür.

  • Bitümlü sedimanların kontakt veya rejyonal metamorfîzması ile grafit yatakları ortaya çıkar. Laterit ve kaolen gibi Al'ca zengin kayaçların rekristalizasyonu ile korund, andaluzit, sillimanit ve disten oluşur. Fosfat kayası apatitli kayaçlara dönüşür.

  • Metamorfık oluşumlu endüstriyel minerallerden amorf masif grafitler yeşil şist fasiyesinde oluşur. Dişten, sillimanit, korund ve kristalli grafit yatakları amfibolit fasiyesinde ortaya çıkar. Zımpara yatakları hem yeşil şist, hem de amfibolit fasiyesinde gelişebilir. Granatlar granulit fasiyesinde duraylıdır. Elmas ise eklojit fasiyesinde oluşur.





JEOFİZİK YÖNTEMLER

  • JEOFİZİK YÖNTEMLER

  • Bu yöntemler, mineral ve kayaçların kendilerine has özelliklerinin belirlenerek bu özelliklere sahip yer hacmini, dolayısıyla aranan hammaddenin geometrisini ortaya koymayı amaçlar.

  • Uygulanan jeofizik yöntemlerin başında jeoelektrik, magnetik, sismik, gravimetrik ve nükleer metodlarla sondaj verilerinin değerlendirilmesi gelmektedir.

  • LABORATUVAR ÇALIŞMALARI

  • Hammaddelerin laboratuvar incelemeleri, birçok teknolojik özelliklerinin belirlenmesinin yanısıra oluşum mekanizmalarının açıklanmasında da çok önemli bir yer tutmaktadır.

  • Laboratuvar incelemelerinin başında mikroskop çalışmaları, mineralojik ve kimyasal analiz metodları gelmektedir





Alunit (şap) bir sulu potasyum-alüminyum-sülfat minerali olup, yaygın alunitin kimyasal bileşimi KAl(SO4)2(OH)6 şeklindedir.

  • Alunit (şap) bir sulu potasyum-alüminyum-sülfat minerali olup, yaygın alunitin kimyasal bileşimi KAl(SO4)2(OH)6 şeklindedir.

  • Teorik olarak kimyasal bileşiminde % 11.4 K2O bulunur. Ancak saf alunite ender rastlanır. Genellikle kil ve silis tarafından kirletilmiştir.

  • Alüminyumun yerini tamamen veya kısmen Fe, Cr, Mn, Co, Ga, Ti, W, ir metallerinden biri alabilir.

  • Potasyumun yerine ise sodyum, sezyum, gümüş, rubidyum, talyum veya lityum geçebilir.

  • Saf alunitin rengi beyazdır. Gri veya pembemsi olanları da vardır.

  • Alunit, değerli bir potasyum kaynağıdır. Ayrıca alüminyum sülfat ve fosfat içeren gübrelerin üretiminde kullanılan önemli bir hammaddedir. Yüksek AI2O3 içeriği, alunitin aynı zamanda alüminyum cevheri olarak da değer kazanmasını sağlamaktadır.

  • Alunitin çimento üretimi için gerekli olan silisyum ve alüminyum içerikleri de kireçtaşı, dolomit, magnezit, barit ve viterit ile karıştırılarak değişik özelliklere sahip çimento üretimini mümkün kılmaktadır.

  • Seramik sanayi ve refrakter malzeme üretiminde de alunit giderek önem kazanmaktadır (Kırıkoğlu, 1990). Kağıt, dericilikte, tekstil sanayiinde, yangın söndürme aletlerinde, boya ve vernik üretiminde, şehir sularının arıtılmasında da alunitten faydalanılmaktadır (Önem, 1996).



Dünya rezervlerinin önemli bir kısmının sırasıyla Rusya, Çin, Avustralya, Kore, Japonya, Fransa, İtalya, İspanya, Macaristan, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri'nde olduğu bilinmektedir.

  • Dünya rezervlerinin önemli bir kısmının sırasıyla Rusya, Çin, Avustralya, Kore, Japonya, Fransa, İtalya, İspanya, Macaristan, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri'nde olduğu bilinmektedir.

  • En büyük alunit rezervi İtalya'daki Tolga yatağındadır.

  • Türkiye'deki en büyük yataklar Şebinkarahisar (Giresun), Gediz (Kütahya) ve Yeni Foça (İzmir) yörelerinde bulunmaktadır

  • Yeni Foça'daki yatakları 13. yüzyılda ve dünyada ilk defa işletilmiş alunitlerdir.

  • Günümüzde sadece Gediz'de üretim yapılmakta ve burada bir şap fabrikası bulunmaktadır.

  • Şebinkarahisar'daki alunit yatağının tenoru % 7.5 K2O olup, 4 milyon ton görünür (Kınkoğlu, 1990) ve 4 milyon ton muhtemel (Önem, 1996) rezerve sahiptir.





Asbest veya amyant terimleri endüstride yüksek sıcaklık ve kimyasal etkilere karşı dayanıklı bütün mineraller için kullanılmaktadır.

  • Asbest veya amyant terimleri endüstride yüksek sıcaklık ve kimyasal etkilere karşı dayanıklı bütün mineraller için kullanılmaktadır.

  • Jeolojik olarak ise kimyasal ve fiziksel özellikleri ile birbirinden ayrılan, bükülebilen ve sağlam lifler halinde bulunan bir grup serpantin ve amfibol minerallerine asbest (amyant) adı verilmektedir.

  • Mineralojik özelliklerine göre asbestin serpantin grubu krizotil ile, amfibol grubu ise krokidolit, amozit, tremolit, aktinolit, ve antofıllit ile temsil edilmektedir.

































Krizotil tipi lifler : Bükülme özelliğine sahip ise iplik imalinde kullanılır. Bu iplikten ateşe dayanıklı tekstil malzemeleri dokunur.

  • Krizotil tipi lifler : Bükülme özelliğine sahip ise iplik imalinde kullanılır. Bu iplikten ateşe dayanıklı tekstil malzemeleri dokunur.

  • Tekstil tipi lifler : İplik üretimi, asbestli çimento, fren balataları, conta, kağıt, elektrolitik diyagram ve izolasyon maddelerinin yapımında kullanılır.

  • Çimento asbesti lifleri : Asbestli çimento, yer karoları, plastik tecrit maddeleri, tutkal, boya, oluklu ve düz levha, macun, boru, mahya gibi malzemelerin yapımında, ateş, ses ve manyetik izolasyon için gemi ve bina çeperlerinde kullanılır.

  • Kağıt lifleri : Asbestli çimento, oluklu veya düz levha, boru, pano, kağıt, karton, fren ve debriyaj balataları, plastik ve izolasyonlu prefabrik bloklarının yapımında kullanılır.

  • Sıva lifleri ve kısa lifler : Asbestli karton ve kağıt, izolasyonlu prefabrik blokları, kaynak çubuğu kılıfları, cam macunu, plastik, boya ve yol levhalarında dolgu maddesi olarak tüketilmektedir.

  • Asbestin bünyesinde magnezit bulunması ateşe karşı direnci, kalsit ve brusit bulunması ise sağlamlığı ve kimyasal etkilere karşı direnci azaltmaktadır.

  • Asbestin kalitesini belirlemek için Quebec standart testi (QST), Bauer - McNett testi, yıkama, yüzey alanı tesbiti, yaş hacim, direnç birimi, fîltrasyon, magnetizma, elek analizi, renk analizi gibi birçok test uygulanmaktadır.



Ultrabazik kayaçların serpantinleşmesi ve krizotil oluşumu sırasında bir miktar ikincil manyetit oluşumu da gerçekleştiğinden jeofizik prospeksiyonlarında manyetik metod sonuç vermektedir. Bunu yarma, sondaj ve diğer madencilik çalışmaları izlemelidir.

  • Ultrabazik kayaçların serpantinleşmesi ve krizotil oluşumu sırasında bir miktar ikincil manyetit oluşumu da gerçekleştiğinden jeofizik prospeksiyonlarında manyetik metod sonuç vermektedir. Bunu yarma, sondaj ve diğer madencilik çalışmaları izlemelidir.

  • Sondajlar maksimum 60 m olmalıdır.

  • Alınan numunelerin teknolojik incelemelerinden sonra sahanın asbeste göre eş-kalite eğrileri çizilmeli ve yatağın geometrisi ortaya konulmalıdır. Buna göre rezerv hesaplamaları yapılmalı ve fizibilite çalışmalarına geçilmelidir.

  • Asbest lifleri anakayacının içinde çatlak ve boşluklarında dolgu olarak bulunur.





Asfaltlı kumların çimentosunu meydana getiren bitümün petrol artığı olduğu düşünülmektedir.

  • Asfaltlı kumların çimentosunu meydana getiren bitümün petrol artığı olduğu düşünülmektedir.

  • Petrolden bitümün türemesi mekanizması ise tartışmalıdır.

  • Bir görüşe göre, petrolün göçü sırasında veya petrol kapanlarının parçalanması ile hafif uçucu bileşenler ortamdan uzaklaşırken geriye kalan ağır bileşenler kum tanelerinin arasını doldurmaktadır.

  • Bilinen büyük rezervli birçok yatağın 'ramtaşlarının içinde dayk veya sili şeklinde bulunması bu oluşum mekanizmasına aelıl olarak gösterilmektedir.

  • Diğer bir görüşe göre de, delta ve tatlı su çökellerinin çuıde oluşan petrolün bakteri faaliyetleri ile polimerize olarak ağır hidrokarbon bileşiklerine dönüşmesi ve kumtaşlarını çimentolaması ile asfaltlı kumlar oluşmaktadır.

  • Birçok büyük rezervli asfaltlı kum yatağının delta ve tatlı su enamlarında oluşmuş olması bu teoriyi desteklemektedir.




Do'stlaringiz bilan baham:


Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©fayllar.org 2017
ma'muriyatiga murojaat qiling