Huzuridagi bilim va malakalarni baholash agentligi


-10 sorular aşağıdaki parçaya göre cevaplandırılacak


Download 422.26 Kb.
Pdf ko'rish
bet6/16
Sana19.09.2023
Hajmi422.26 Kb.
#1681586
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   16
Bog'liq
Namunaviy Test TurkTili-B2

1-10 sorular aşağıdaki parçaya göre cevaplandırılacak. 
Hasılı, Kerbela Kerbela olalı zannederim ki böyle gürültülü matem görmemiştir. Bağırmaktan 
sesim kısıldığı zaman, günlerce büyük adam gibi, açlık grevi yaptım. 
Dadımın acısını aylarca sonra bana, Hüseyin isminde bir süvari neferi unutturdu. Hüseyin, talim 
esnasında attan düşerek sakat kalmış bir askerdi. Babam, onu emir neferi olarak eve almıştı. Hüseyin, 
delişmen bir adamdı. Beni çabucak sevmişti. Ben de umulmaz ve affedilmez bir vefasızlıkla onun 
sevgisine mukabele edivermiştim. Gerçi Fatma ile olduğu gibi beraber yatmıyorduk. Fakat sabahleyin 
horozlarla beraber gözlerimi açtığım dakikada soluğu onun odasında alır, ata biner gibi göğsüne 
oturarak parmağımla gözkapaklarını açardım. 
Fatma’nın bahçesine, kırlarına bedel; Hüseyin, beni kışlaya asker içine alıştırmıştı. Bu uzun 
bıyıklı kocaman adamın oyun icat etmekteki maharetini ben, başka kimsede görmedim. Asıl güzeli, 
bunların çoğunun kazalı, heyecanlı şeyler olmasıydı. Mesela beni lastik top gibi havaya fırlatıp tutar, 
yahut kalpağının üstüne oturtup ayaklarımdan tutarak sıçratır, fırıl fırıl çevirirdi. Saçlarım karışmış, 
gözlerim dönmüş tıkana tıkana haykırmaktan duyduğum zevki ondan sonra hiçbir şeyde bulamadım. 
Bazen kaza da olmaz değildi. Fakat Hüseyin’le aramızda sıkı bir mukavele vardı. Oyunda canım 
yanarsa ağlamayacak, onu kimseye şikâyet etmeyecektim. Bu, benim doğruluğumdan ziyade; onun bir 
daha benimle oynamamasından korktuğum için büyük bir adam gibi sır saklamaya alışmış olmamdandır. 
Çocukluğumda bana hoyrat derlerdi. Galiba hakları da vardı. Kiminle oynarsam canını yakar bağırtırdım. 
Bu huy, herhalde Hüseyin’le oynadığım oyunlardan kalma bir şey olacak. 
Nasıl ki, kendi canım yandığı zaman da pek ahü zara kapılmadan felaketi güler yüzle 
karşılayışım bana onun yadigârıdır. 
Hüseyin, bazen de kışlada Anadolulu neferlere saz çaldırır, beni yine testi gibi tepesinin üstüne 
yerleştirip garip oyunlar oynardı. Bir zamanlar da onunla at hırsızlığına alışmıştık. Babam evde 
olmadığı zaman Hüseyin, ahırdan atı çalar, beni kucağına oturtarak saatlerce kırlarda dolaştırırdı. 
Fakat eğlencemiz uzun sürmedi. Pek günahına girmeyeyim amma, galiba aşçı kadın tarafından babama 
gammazlandık ve zavallı Hüseyin, ondan iki tokat yedikten sonra bir daha ata yanaşmaya cesaret 
edemedi. 
Halis muhabbet; kavgasız, gürültüsüz olmaz, derler. Biz de Hüseyin’le günde en aşağı beş nöbet 
kavga ederdik. Bir tuhaf surat asma tarzım vardı. Odanın bir köşesinde yere çömelir, yüzümü duvara 
çevirirdim. Hüseyin üç, beş dakika beni bu halde bıraktıktan sonra halime acıyarak birdenbire belim- 
den kavrar, bağırta bağırta havaya kaldırırdı. 
Hüseyin’le arkadaşlığımız iki sene sürdü. Fakat o zamanın seneleri şimdikilere benzemezdi. O 
kadar uzun, o kadar uzundu ki... 
Benim babam Nizamettin isminde bir süvari binbaşısıydı. Annemle evlendiği sene Diyarbakır’a 
göndermişler, gidiş o gidiş. Artık bir daha İslanbul’a dönmemiş. Diyarbakır’dan Musul’a, Musul’dan 
Hanıkın’a, oradan Bağdat’a, Kerbela’ya geçmiş... Bir yerde üst üste bir sene kalmamış. 
... Annemi bana benzetirler. Hele babamla evlendiği seneden kalma bir fotoğrafı vardır ki benim 
modelim gibidir. Fakat zavallı kadın, sıhhatçe hiç bana benzememiş. Çok zayıfmış. Bitip tükenmez 
yolculuklara, dağların sert havasına, çöllerin ateşine dayanacak bir vücutta değilmiş. Sonra, galiba bir 





Download 422.26 Kb.

Do'stlaringiz bilan baham:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   16




Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©fayllar.org 2024
ma'muriyatiga murojaat qiling