I türkoloji Qurultayın 90 illiyinə həsr olunmuş beynəlxalq konfrans


Download 5.08 Mb.
Pdf ko'rish
bet78/88
Sana29.11.2017
Hajmi5.08 Mb.
1   ...   74   75   76   77   78   79   80   81   ...   88

Yüksek Lisans Tezi. İstanbul, 2008.  

5.

  Zafer Hanım “Aşk-ı Vatan” Antik Türk Klassikleri, İstanbul, 2008. 



 

 


I Türkoloji Qurultayın 90 illiyinə həsr olunmuş beynəlxalq konfrans: 

 

TÜRKOLOJİ ELMİ-MƏDƏNİ HƏRƏKATDA ORTAQ DƏYƏRLƏR VƏ YENİ ÇAĞIRIŞLAR (II hissə) 



 

 

 



 

 

 



407

Humay Mammadova 

The family and women's issues of the turkish female writers at the end of the 19th and 

at the beginning of the 20th century 

Summary 

At the of the 19th century as well as over the world, the political,  economical and cultural 

development  showed itself in Turkey. This development also affected to the woman’s world view 

and pushed  them  to be active in public life. 

Zafar Khanim ,Fatma Aliya and Amina Samiye were first female writers in the history  of 

Turkish literature. These writers lived not only in the same period, but also showed the same social 

activities and throughait their lives tried to highlight the women problems in their works 

Key words:  Fatma Aliya, Zahra khanim, Amina Samiya, the first woman writers 

 

 

 



 

 

Hüseyin Budak, Dr.Med 



Güsev, araştırmacı-yazar 

drhbudak@mail.com 

 

KAZAK HALK KAHRAMANI ZUVKA BATUR 



GİRİŞ 

Kazak halk liderlerinden biri 20.yüzyılın başlarında etkili olmuş olan Zuvka Batur 

Sabiytoğlu’dur.  19. Yüzyılın ikinci yarısnda Kazak yurdu batıda Rusya’nın doğuda ise Mançu Çin 

imparatorluğunun yönetimi altındaydı. Altay Kazakları 18.yy ortalarında Şamanizmden  İslamiyete 

geçmiştir. Bu bakımlardan  Zuvka Baturun hizmetleri çok önemlidir.  Günümüz Türk dünyasına da 

etkileri bulunan Zuvka Batur, 1866 da Kazakistan’ın Zaysan  şehrinde doğmuştur.  Zuvka, Altay 

bölgesinde göçer halkın liderliğine yükselmiş, zulme uğrayanların sığınağı olmuş ve kısa sürede 

çevresinde büyük halk kitlesi toplanmıştır. Onların problemlerine çözümler üretmiştir.  Zalim 

yöneticilere karşı durmuş, onlarla mücadele etmiştir. 1929 da Çin’liler  tarafından  başı kesilerek 

şehit edilmişdir.   Zuvka Batur bugünki Doğu Türkistan Sincan Uygur bölgesinde Kazak 

Türklerinin medeniyeti ve sosyal hayatı için büyük  önem  arzetmektedir. Babası Damolla Sabit 

efendiden iyi bir eğitim almıştır. Sabit Damolla Hive medreselerinde eğitim almıştır.  Zuvka 

Batur’un  büyük dedesi de danişmentlik seviyesine yükselmiş bir toplum yöneticisidir. Zuvka Batur  

halk içinde bulunmuş, eğitimle ilgilenmiştir.  Hayatın her yönüyle ilgilenmiştir.  Siyasetten de 

bigane kalmamıştır 

 Yiğitlik, adalet, özgürlük, eğitim gibi hususlarda  örnek olmuştur.  Medeniyet için bir ortak 

değer olan bu hususların uygulayıcısı olmuştur. Yakın dönemin  Köroğlu sayılabilecek bir şahıstır. 

Kahramanlığı halk arasında dilden dile anlatılagelmiştir.         

HAYATI: 

Zuvka Batur, Doğu Kazakistan’ın Savır yöresinde Zaysan ilçesine bağlı kırsal kesimde; 

babası Sabit ise, aynı bölgedeki Kalba Dağı eteklerinde dünyaya geldi.  Babası sabit Damolla 

üççüzden oluşan kazakların orta cinden abak-kerey boyundandır. Bu boyda 12 kabileden oluşur. 

Sabit damolla bunlardan en yüksek stsatüye sahip nokta aga olarak bilinen iyteli kabilesindedir. (4-

1) sabit kazanda mederselerde yatılı okumuş. Daha sonra Kazak yurdunukuzey doğusunda 

medserseler kurarak eğitimde bulunmuştur. Büyük dedelerinden Bukarbay Batur, Abılayhan’ın sağ 

kollarından Janıbek Batur’un cengâverlerindendi. Abyhan kazak birliğini kuran beydir. Diğer 

yandan anne tarafından soyu Hoca Ahmet Yesevi’ye dayanır. Bu nesilden gelenlere İşan adı verilir. 

Kazak Boy yapılanmasında “Koja” olarak adlandırılmıştır. Zuvka Batur, bu nesilden olan bir 

anneden dünyaya geldiği için de ilk oğullarına Hz. Ali’nin vasıflarından isimler vermişti. Koja’ların 


I Türkoloji Qurultayın 90 illiyinə həsr olunmuş beynəlxalq konfrans: 

 

TÜRKOLOJİ ELMİ-MƏDƏNİ HƏRƏKATDA ORTAQ DƏYƏRLƏR VƏ YENİ ÇAĞIRIŞLAR (II hissə) 



 

 

 



 

 

 



408

içinden çıkan âlimler (alp-erenler), “Hazret-i Ata” diye de anıldı. Dolayısıyla o dönemde Valden 

Hazret’in toplum içinde ayrı bir yeri vardı. Küçük Nurmuhammet, ata dostluklarının vesilesiyle 

Valden Hazret’ten ders aldı ve Hafız olarak yetişti. “Sarı Hafız” lakabıyla da tanındı. Valden Hazret 

bu  öğrencisinin  oğlu  Sabit’i  de  okutmak  istedi.  Yeğeni  Mümin  ile  Sabit’i  kendisinin  yetiştiği             

Buhara, Kazan ve Ufa illerinde okuttu. Bu sırada Sabit’i, Mümin’in kız kardeşi Fadime ile 

nişanladı. Sabit 15 yıllık tahsilini tamamladıktan sonra evlendi. Valden Hazret, bu iki öğrencisine 

icazetini vererek, Mançu İmparatorluğu devrinde, adı henüz Şinjan olarak değiştirilmemiş olan 

Doğu Türkistan ülkesindeki Altay İli havalisine din tebliğine gönderdi. 

Sabit görev yaptığı yerlerde “Damolla” (büyük hoca) unvanını aldı. Meslektaşıyla beraber 

çeşitli yörelerde mescit ve medreseler açarak öğrenci yetiştirdi. Sabit Damolla ilk göreve başladığı 

yıllarda Zuvka dünyaya geldi. Babası Sabit ve dayısı Mümin Hoca’dan dini dersler alan Zuvka, 15 

yaşında babasını kaybetti. İyi bir dini eğitim almıştı.Annesi ile dört kardeşine bakmakla yükümlü 

oldu. 1883 de zeysandan  savır-Altay bölgseine ,bir gece gizlice göç etti. Yanıda haksılığa uğrayan 

bir aç kişi vardı.  beraber dinî vazifesini ifa etmeye devam etti. 1890 yılında Altay’da medrese açtı. 

( Koktogoyda) Zuvka’nın ilim tahsil etmiş aydın bir kişiliğe sahip olduğunu bilen “Töre” evladı 

Cengizhan Gûñ onu sarayına aldırdı ve medresesine  tayin etti. Töre, Kazak ulusu içinde yer alan 

Cengizhan’ın torunlarıdır. Zuvka, bu Töre sarayında kısa zamanda babası gibi kadılık görevine 

atandı.Dini bilgiisninde etkisyle adine davrandı ve kısa zamanda ün kazandı. Aynı dönemde yaşıtı 

Akıt Hacı ile tanıştı. Muhammet Mümin, Akıt Hacının da hocasıdır. Akıt Hacı “Ulema Şair” 

unvanıyla da tanınır. Türk dillerinin yanı sıra Arapça, Farsça ve Çince bilmekteydi. Bu arad 18 

kasım1884 de doğu Türkistan Mançu çin imparatorluğu tadrafından işgal edildi. 

Genç yaştaki Zuvka Hoca, kadılık yaptığı dönemde hasis zengin ve zalim yöneticilerin avam 

tabakasına zulmettiğinin farkına varmaya başladı. O daima mazlumların hakkını savundu. Zorba  

ağa ve yöneticilerin gayri meşru gelir sağlamalarına karşı durdu. Dolayısıyla bölgesel hükümet 

yöneticileri onu bir çıban başı  gibi gördü. Bunun üzerine Zuvka Hoca kadılık görevinden ayrılarak, 

doğduğu Savır bölgesine gitmeye karar verdi. Aç ve biçare halkta onun ardından göç etti. Fakat 

geldiği bu diyarlarda da makam ve mevki sahibi yöneticiler, Zuvka’nın aleyhinde propaganda 

yapmaya başladı. Buna  rağmen o, kanunen hiçbir davanın altında kalmadı. Bilakis zalimlerin 

mazlum halktan gasp ettikleri malların peşine düşerek, yoksullara tekrar iade etti. Böylece 

Zuvka’nın hocalık unvanından öte bahadırlığı ön plana çıktı.  

ZWQA BATIR JIRI (Zuvka Batur Destanında şöyle anlatılır. 

-Arğı atam Zwqa Batır el bïlegen 

Jasınan jwandarğa bas ïmegen 

Twğan jer Sawır tawdıñ mañayında 

Qalıñ el zombıdan bop zar ïlegen. 

 

(Dedem Zuvka Batur halkı idare etti 



Genç yaşta güçlülere baş eğmedi 

Doğduğu yer Savır Dağı yöresinde 

Bütün halk zorbalar yüzünden  kan  ağladı.) 

Hocalarının icazetini alarak her ne kadar dinî alanda hizmet etmeye çalışsa da hayat şartları 

onu mücadeleye sevk etti. Hocalığıyla ve yiğitliğyle beraber topraklarının bütünlüğü, halkının 

dirliği için mücadele etti. Böylece yaşadığı devirde herhangi bir unvana gerek duymadan halkın 

lideri oldu. Toplum onu kahraman yiğit olarak nitelendirilen batur  payesiyle anmaya başladı. 

1900 yılında “Boxer İsyanı” olarak bilinen olaylar sırasında, Osmanlı Padişahı II. 

Abdulhamit Han’ın girişimiyle Çin’deki Müslümanlar İstanbul üzerinden Hicaza gitmeye 

başlamışlardı. Zuvka Batur da 1906-07  yıllarında hocası ve aynı zamanda dayısı olan Mümin İşan 

ile beraber Hacca gitti. Elimizdeki tek fotoğrafı hacca giderken  İstanbul’da çekilmiştir. Her ikisi de 

kafile başkanı olarak Yıldız Sarayı’nda II. Abdulhamit tarafından kabul edildi. Bunu İstanbul’da 

vefat eden Akıt Hacının torunlarından Abdusselam Aykanat Hacı anlatmıştı. Bu hacca hela para ile 

itmek içmn avaaldığı geyiklerin boynuzlarını satarak gitmiştir. 

Zalim yöneticiler onun Hacca gidip gelmesiyle tekrar İmam Hatiplik ve müderrislik 


I Türkoloji Qurultayın 90 illiyinə həsr olunmuş beynəlxalq konfrans: 

 

TÜRKOLOJİ ELMİ-MƏDƏNİ HƏRƏKATDA ORTAQ DƏYƏRLƏR VƏ YENİ ÇAĞIRIŞLAR (II hissə) 



 

 

 



 

 

 



409

görevine geri dönerek, kendilerinin yolsuzluklarına karışmayacağını düşündü. Aynı zamanda Zuvka 

Batur’un arkadaşı Böke Batur’u ortadan kaldırmak istedi. Nitekim Zuvka Batur hicaz seferine 

gittikten sonra Çinliler Böke Batur’u yenilgiye uğrattı. O ise, batıya doğru gitmek için Tibet’ten 

geçerken yakalanarak şehit edildi. Böylece despot yönetim, halka daha çok acı çektirmeye başladı. 

Zuvka Batur’un hicazdan dönüşünü  bekleyen halk, tekrar çevresinde toplanmaya devam etti. 

Bunun üzerine bütün gençleri nizami olarak askeri eğitime tabi tuttu. Bununla beraber onu 

destekleyen varlıklı aileler Rusya ile ticaret yaparak, karşılığında silah satın almaya başladı. 

Yanındaki Kazanbay Batur ile Tölegetay Batur onun en güçlü fedaileriydi. Otarbay, Irgaybay, 

Düzbay, Ziyratbay gibi avukatlarının yanı sıra onların izinde giden Kerim, Şıbarakın, Nasır, 

Tokacan gibi yiğitleri, habercileri ve kendi oğullarından Sultan Şerif ile Şiryazdan Hoca da vardı. 

En değerli adamlarının biri de Osman Batur idi. Onun babası İslambay, Zuvka Batur’un dostuydu. 

Dolayısıyla genç Osman’ı kendi evladı gibi yetiştirdi. Onun gençliğinden itibaren “Kazak Halkının 

Gözüpek Bahaduru Olacaksın!” dediği  Zuvka Batur’un söylediği halk arasında yaygın sözleri, 

Osman Batur’a verdiği duası ve icazetiydi. O da Zuvka Batur’u “pirim” diye anardı. Böylesine 

yiğitlerle ve himayesinde toplanan halk kitlesiyle beraber devrin despot yönetimine karşı 

mukavemet gösterebildi. Toplumu himayesine alarak kimseyi ezdirmedi. Mağdur toplumun; dil, din 

ve ırkına bakmaksızın binlerce aileye sığınak oldu. Bu denli halkına ve topraklarına vasi olmasına 

rağmen, zalim yöneticiler onu üstlerine şikâyet etti. Dolayısıyla Zuvka Batur’un peşine bölgesel 

hükümet lideri Yang Zeng Xin  ordusu düştü. Bunun üzerine Zuvka Batur, Ürimçi yönünden gelen 

askerlere karşı durarak Altaylara doğru geçit vermedi. Hükümet hem ılımlı hem de sert politikalar 

kullansa da bunların hiçbirine karşı yenilmedi. 

Bir taraftan 1917 rus devrimi sonrası  Rusya yönünden Beyaz Ordu Generali Bakiç 10 bin 

askeri ile  Altay bölgesine yayılmaya başladı. Çin askerleri karşı koyamadı. Zuvka Batur devreye 

girerek bütün çapulcuları geri püskürttü. Diğer taraftan 1923 yıllarında yine Altay ve Barkol 

bölgesine baskın yapan Üyeme ve Düñgir adında Moğol çeteleriyle savaşarak onları sınırdan 

uzaklaştırdı. Topraklarının bütünlüğü ve halkının bekası için mücadele eden Zuvka Batur’un bu 

dirayetini yerel yönetim kabullenmedi ve ona bölücü yaftasını yapıştırmaya çalıştı.  

1928’de Yang Zeng Xin ’ı, Dışişleri Bakanı Piy Yu Lin vurarak öldürdü. Yerine Jın Shureyn 

geçti ve Zuvka Batur’u ele geçirmek için planlar kurdu. Önce, sözde bir anlaşmaya vararak halka 

zulmetmeyeceğini bildirdi. Yeni yönetimin vaatlerinden sonra toplumda bir sükûnet başladı. 

Dolayısıyla birçok insan kendi mesleğiyle uğraşma fırsatı buldu. Fakat çok geçmeden bölgesel 

hükümet sözünde durmadı ve Zuvka Batur’un yanında hizmet eden Jakiya (Madıhıñ) adında 

Düñgen asıllı bir yanaşmayı ayartarak casus olarak tuttu. Bu hain, daima Zuvka Batur’un 

çevresinde olup-bitenleri yetkililerine sızdırıyordu. Himayesindeki yanaşmanın hainliğini geç fark 

etmesine rağmen ona dokunmadı. Çevresindeki halkı tekrar toplamaya fırsatı da vardı. Fakat o, 

daima halkının dirliğini düşünerek, bir nebzede olsa rahatlayan vatandaşın düzeninin bozulmaması 

için kaderine razı oldu. O artık sevdiği insanların yanından ayrılmayı ve gerçek vuslata kavuşmayı 

arzulamaya başlamıştı. Adeta bu âlemde görevinin tamamlandığına inandı. Kader çizgisinden ayrı 

bir yol izleyemeyeceğini ve ömrünün kendine vefa vermeyeceğini hissetti. Böylece evine baskın 

yapılacağı günlerde yiğitlerine emir vererek toplumu kendinden uzak tutmaya çalıştı. İinsanların 

kendisiyle beraber kurban gitmesini istemedi. Yinede çoluk-çocuk ve çevresinde yaşamaya alışmış 

kimseler onun yanından ayrılmadı.  Baskına gelen iki yüz Çinli asker onu canlı ele geçirmek 

niyetindeydi. İlk manga asker Zuvka Batur’un otağına birer ikişer saldırıya başladı ama kimse sağ 

çıkamadı. Bunun üzerine ikinci manga asker devreye girdi. Zuvka Batur ise onlara karşı silahsız 

olarak çarpıştı. Otağının gergisinde asılı duran makineli tüfeği bile eline almadan, bilek gücüyle 

kapıdan içeri hücum eden askerleri rahatça devirmeye başladı. Buna rağmen ateş edildi ve Zuvka 

Batur yiğitçe şahadet şerbetini içti. 

-Qaşanda şıqqan bolsa jebirlengen 

Kedeydi qorğap ustap jibermegen 

Aş-arıq, jetim-jesir kim bolsada 

Zwqanı pana etip jigerlengen. 

 


I Türkoloji Qurultayın 90 illiyinə həsr olunmuş beynəlxalq konfrans: 

 

TÜRKOLOJİ ELMİ-MƏDƏNİ HƏRƏKATDA ORTAQ DƏYƏRLƏR VƏ YENİ ÇAĞIRIŞLAR (II hissə) 



 

 

 



 

 

 



410

(Ne zaman ki zalimler ortaya çıktıysa 

Yoksulları himayesine aldı 

Aç, biçare, yetim, dul her kim olursa

Zuvka’dan güç alıp, cesaretlendi.) 

-Elderge qïın künder kelgen edi 



Er Zwqa elge köñil bölgen edi 

Sonaw bir zamandarda naşar bağıp 

Öktemmen jağalasıp jürgen edi. 

 

(Halkın başına zorlu günler gelmişti 



Yiğit Zuvka halka gönül bağlamıştı 

O eski günlerde mağdurlara baktı 

Müstebitlerle hep mücadele etti.) (1) 

   Bu kanlı katliamda 53 kişi şehit edildi. Çin askerleri onun başını kesip götürdü. Çok 

geçmeden halkın isyan etmesinden çekinen bölgesel hükümet, Zuvka Batur’un başını yakınlarına 

iade etti. Aradan bir sene geçtikten sonra Altay-Köktogay, Belkuduk’ta metfun bulunan kabri 

etrafına kurgan yapıldı. Günümüzde bu kurgan tarihi bir ziyaretliğe dönüştü.  

Zuvka Batur’un  torunun oğlu Kuddüs Çolpan şöyle anlatır:’Doğu Türkistan’ın Altay İli 

Sarsümbe İlçesindeki bu eski köprünün adı Kara Köprü dür. Daha sonra yıkılarak yenisi yapılmış. 

1927’de 200 Çin askeri tarafından büyükdedem Zuvka Baturun evi kuşatılarak şehit edildi ve başını 

kesip götürdüler. Sonra teşhir etmek için bu köprünün direklerine dedemin başını günlerce asılı 

bıraktılar. Zuvka Batur şehit edildikten 40 gün sonra “Kırkını” vereceği haftaya gelinir. Bedeni 

defnedilmişti, fakat başını Çin yetkililerinden  teslim alıp kabrine tevdi etmek gerekiyordu. Bunun 

üzerineZuvka Baturun yiğitleri yola çıkarlar. Yiğitler köprüye gelince asılı duran babalarının 

başını görünce bir türlü o köprüden geçemezler. Kimileri nöbetçi askerlere saldırı düzenleyelim  

der. Kimileri duygularına hakim olamayıp gözyaşı dökerler. Bunun üzerine Zuvka Batur’un sağ 

kolu olan Tölegetay Batur kimseye aldırış etmeden atına kamçı vurarak karşıya geçer. Diğerleri de 

onu takip etmek zorunda kalır. Çünkü Çinli yetkililerlerden ağasının başını teslim almak 

zorundadırlar. Bu anlaşmadaki tarihi konular bir yana duradursun; sonunda atamın başını alıp 

gelirler ve Kırkıncı Gün tekrar cenaze namazı kılınarak, kabrin baş tarafı kazılarak atamızın başı 

yerine tevdi edilir.’(’2) 

 Torunu iş arkadaşım Dr Esedullah Çetin’den aldığım bilgilere göre;  Geceleri sabaha kadar 

kuran okuduğu belirtiliyor. 16 yaşından 63 yaşına kadar ilim yaptı. 

Yaygın bilinen bir yaşanmış olay: Bir gün akrabadan  saygın bir misafir gelmiş, Misafir hoş 

karşılanmış. İkramlar vrilmiş. At eti ikram edilmiş.Zaman geçmiş ayrılacağı sırada atını beklemiş 

fakat cılız bir at getirmişler.  Misafirin semiz  atını ziyafet olarak vermiş, hem misafirler hem 

çeversinde bulanan fakir halk bu ikramı yemiş. Tabi bu önemli bir kıtlık   dönemdir. 1917- 25  kıtlık 

zamanlarıdır. 

AİLESİ: 

Zuvka Batur’un torunu iş arkadaşım Dr. Esedullah çetinden aldığım bilgi şöyledir;Dedemin  

Oğullarından en küçüğü babam  Savat Çetin’dir. Babası şehid edildiğinde 3 yaşındaymış. 

Dedem Zuvka Batıur’un  4.Eşi Dodi’den olan en küçük oğlu babam  Savat Çetin’dir. İstanbul 

Güneşli’de yaşamaktadır. Dedemin hayatta olan son oğludur.  Yaşı hayli ilerlemiştir. Annesi Dodi 

göç sırasında Himalaya dağlarında ölmüştür. 

 Eşleri.; Kızıke, dodi,Baktıbala,mıkıya  

Zuvka Batur’un Çocukları ve aldıkları soyadlar; 

 

Sultan şerifin çocukları…Koçyiğitler 



Siryazdan…………………Kaya, Güler 

Şahmerdan Hoca…….…Tımur, Özdemir 

Sadrazam 


I Türkoloji Qurultayın 90 illiyinə həsr olunmuş beynəlxalq konfrans: 

 

TÜRKOLOJİ ELMİ-MƏDƏNİ HƏRƏKATDA ORTAQ DƏYƏRLƏR VƏ YENİ ÇAĞIRIŞLAR (II hissə) 



 

 

 



 

 

 



411

Şehadet…. 

Codin……………………...Tosun  

Cami……………….…Çolpan 

Savat……………………...Çetin 

Celil………………………..Çetin 

kemal 

İzzet………………………..Koçyiğit (Dr. Esedullah Çetin’den ) 



Halil….. 

Mevlit şerif….. adında 12 oğlu vardı. 

Kabura, asbura, peyza, zübeyde, Riyza, Rakiyme, hacer, Kamarya isminde 8 kızı vardır. 

HAKKINDA YAZILAN KİTAPLAR:                

Hayatı ve mücadelesi hakkında  yirminci yüzyılın sonlarında Urimçi’deki Kazak yazarlar 

tarafından kitaplar yazılmştır. Türkiye ve Azerbaycan Türkçesiyle beraber Çince, Rusça makale ve 

çeviriler yazıldı.  

Or Altay (Altay Kahramanı ) denilen Zuvka Batur hakkında yazılan  tarihi romanlardan  

biri;  Batırhan Kusbegin'in «Zuqa Batır» romanı

[3]


dır.1992 yılında Uumçide arap alfabesiyle 

kazakça olarak yayınlanmıştır. Düya kazakları konseyi tarafından 2002 senesinde yayınlandı. (4,10)   

İkincisi, Kazak edebiyatının en önemli yazarlarından, kırk beş yıl  Çin hapishanelerinde 

tutsak kalmış; Hacığumar Şabdanulı'nın «Pana» romanıdır. Pana romanı Doğu Türkistan’da 

yazılmıştır. Yazarı Kajıgumar Şabdanoğlu. 1988 ve 1989 yıllarında Urumçi hapislerinde yatarken 

yazılmıştır.2004 seenesnde Almaatıda yaınlanmıştır(.3-3) 

Bir de Zuvka Batur'un çocukları hakkında yazılan Bay Ahmet Cumabayulı'nın «Sagınış» 

romanında da bu yönde bilgiler vardır.  Baş kahraman Zuvka Baturdur. Roman 2004 yılında Dünya 

Kazakları konseyi tarafından Almatı’da yayınlanmıştır. Tulpırdın Tuyugı adlı kızy Baktıbayuli, ulan 

baturda 200 yılnda yanlanmıştır. Idıkhan Baturve Shinay Rahmetulinin  un Kolbastagan Kos batur 

adlı eseri 2000 yılında Bayan Olgıyda yaınlanmıştr. 

2000 yılında Moğolistan’ın Bayan-Ölgey kentinde doğumunun 130’uncu; şahadetinin ise, 

70’inci yılı dolayısıyla etkinlikler düzenlendi. Bbir caddeye adı verildi ve anıtı dikildi(.3-3) 

Kazakistan’da adına bir cami bulunmakadır. 

 

SONUÇ: 


2016 yılı boyunca torunlarından oluşan bir heyetin girişimleriyle Kazakistan, Türkiye, Çin 

ve Almanya gibi bir çok ülkede tanıtım toplantıları yapılmaktadır. Bu çalışmamızda doğumunun 

150 yılı sebebiyle yeterince tanınmayan, Türk Dünyasının bu yiğit liderini tanıtmayı amaçladık. 

  Zuvka Batur’un dini ilimleri bilmesi önemli bir husustur. Yeni islamla şereflemiş toplumun 

yerleşik düzene geçmesi ve sosyal hayata uyum sağlamsı açısından önemlidir. Babası ve dedesi ilim 

ehli kişilerdir. Bu özellik onun halkın önene çıkmasını sağlamıştır. Dini ilimler okutan bir 

medresenin hocalığını yapmıştır. Kadılık bu günki yargıç-hakimlik statüsüne çıkmıştır. Verdiği 

hükümleri uygulayan kolluk kuvvetleri olmuştur. Otorite boşluğu olan dönemde halkın ezilmesini 

önlemek için bu startejik bölgede halka önderlik etmiştir.  O zamanlar zulumlerda bulunan Ruslara, 

Moğallara ve Çin’li zalimlere karşı mücadele etmiştir.         Fakir fukranın okadar sığınağı olmuşki; 

‘Cebri  gördüğünde sen zuvkaya git ‘diye bir tabir oluşmuş.(1912) Haksızlıklara ve zulüme karşı 

durmuş ve cesareti ile mücedele vermiş sonunda başını vererek şehitlik mertebesine çıkmış halk 

kahramanıdır. 

KAYNAKLAR 

1.https://zuvkabatur.wordpress.com/2016/02/03/zuvka-batur-kimdir/edinme 12.8.2016 

2.http://turkbilimi.com/kara-kopru-ve-turkistan-cografyasinda-bir-kara-tarih-sayfasi-

kuddus-colpan.html edinme 12.08.2016 

3. Zuvka Batur’un 150.yıl anma etkinlikleri Program  broşürü, İstanbul, 2016 

4. Zuvka Batur’un 150.yıl anma etkinlikleri 1866-2016, ist 2016 

 


I Türkoloji Qurultayın 90 illiyinə həsr olunmuş beynəlxalq konfrans: 

 

TÜRKOLOJİ ELMİ-MƏDƏNİ HƏRƏKATDA ORTAQ DƏYƏRLƏR VƏ YENİ ÇAĞIRIŞLAR (II hissə) 



 

 

 



 

 

 



412

 

 



 

 

Kara köprü, Kıran Köprü  



 

Fotoğraf; Hızırhan Çolpan 

Zuvka Batur’un kabristanı  

 


I Türkoloji Qurultayın 90 illiyinə həsr olunmuş beynəlxalq konfrans: 

 

TÜRKOLOJİ ELMİ-MƏDƏNİ HƏRƏKATDA ORTAQ DƏYƏRLƏR VƏ YENİ ÇAĞIRIŞLAR (II hissə) 



 

 

 



 

 

 



413

 

Hüseyin Budak, Dr. Med. 



Zuvka Batur – Kazakh popular hero 

(Summary) 

One of the popular leaders of Kazakh nation in recent period is Zuvka Batur, who has been 

effective in 20

th

 century. Zuvka Batur, who has effects on Contemporary Turkish world too, was 



born in 1866 year in Zaysan city of Kazakhstan. Zuvka Batur became leader of nomadic people in 

Altai region, became refuge of oppressed people, and it was gathered large mass of people in a short 

time. He has opposed cruel rulers and struggled with them. He was executed by beheading in 1829 

year by Chinese. 

Zuvka Batur has great importance for culture and social life of Kazakh Turkic people in 

present Xinjiang region. He implemented particularities of bravery, justice, freedom, education etc, 

and he was effective example.  Zuvka Batur was practitioner of these particularities, which are 

common values for civilization. He is a person who can be considered Köroğlu of near term. He is 



Download 5.08 Mb.

Do'stlaringiz bilan baham:
1   ...   74   75   76   77   78   79   80   81   ...   88




Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©fayllar.org 2020
ma'muriyatiga murojaat qiling