I. uluslararasi


Download 3.66 Mb.
Pdf ko'rish
bet6/46
Sana01.12.2017
Hajmi3.66 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   46

Anahtar  Kelimeler:  Ankara,  Yabanabad  (Kızılcaha-

mam), Avanos, Belediye, Bütçe. 



 

COMPARATIVE ANALYSIS OF THE MUNICIPAL BUDGET OF 

YABANABAD (KIZILCAHAMAM) AND AVANOS DISTRICTS OF ANKARA 

IN 1331 AND 1332 (R) 

ABSTRACT 

Despite the presence of the western style municipals were 

found after Tanzimat (Reform) in the Ottoman Empire, there were 

organizations  fulfilling  the  roles  of  municipalities  before  Tan-

zimat known as the pre-classical period. For centuries the institu-


 

59 


 

tions as kadılık (muslim judge) guilds and foundations were ob-

served as the leading institutions fulfilling the municipal services 

without any charge to the public. 

After Tanzimat, the municipal experience began with the 

Westernization efforts in Istanbul was moved to the countryside 

in a short time. Two of the district municipalities established in 

the countryside after legal arrangements are the province of An-

kara, Ankara Brigade, Yabanabad (Kızılcahamam) and Kırşehir 

Brigade,  and  Avanos  districts.  The  comparative  analysis  of  the 

budgets of two provincial districts in 1331 and 1332 (R.) has been 

the subject of the study. With the examination of Yabanabad and 

Avanos, what income and expense items of the municipalities op-

erating in the countryside in the Ottoman Empire, the place of this 

income  and  expense  items  within  the  sum  are  the  aims  of  this 

study. 


Key Words: Ankara, Yabanabad (Kızılcahamam), Ava-

nos, Municipality, Budget. 



 

Giriş 

Günümüz anlamı ile belediye hizmetleri aslında Osmanlı Devleti’nin kuruluş dö-

nemlerinden itibaren yerine getirilen hizmetlerdi. Bu hizmetlerin ihtiyaç duyulanları ba-

zen merkezi yönetim temsilcileri olan kadılarla bazen de vakıf ve lonca teşkilatları gibi 

sosyal yapılar marifetiyle yerine getirilirdi. Erken belediyecilik hizmetlerinin yerine ge-

tirilmesinde kadılar geniş yetki ve sorumluluğa sahipti. Kadılar belediye hizmetlerinin bir 

kısmını ahilik teşkilatı olarak adlandırılan esnaf teşkilatlarıyla işbirliği içinde yürütmek-

teydi.  


Toplumsal ihtiyaçları karşılayan diğer önemli bir yapı ise vakıf müesseseleriydi. 

Öyle ki vakıflar kuruluş amaçları çerçevesinde temizlik işlerinden, altyapı hizmetlerine 

kadar geniş bir yelpazede hizmet vermekteydiler. Vakıfların  bu hizmetleri yaparlarken 

kendi kaynakları olduğu için halktan, verdikleri hizmetler için herhangi bir bedel almaz-

lardı. Bu durum vakıf sisteminin yerine getirmiş olduğu hizmetler bakımından günümüz 

belediyeciliğinden çok daha gelişmiş bir yapıda olduğunun göstergesidir. 

Osmanlı Devleti belediyeleşme faaliyetleri ile birlikte İstanbul denemeleri sonra-

sında taşra teşkilatlarına yayılmıştır. Tanzimat sonrasında faaliyet gösteren iki belediye, 

Ankara Vilayeti, Ankara Livasına bağlı Yabanabad (Kızılcahamam) Kazası ve aynı vila-


 

60 


 

yete bağlı Kırşehir Livası, Avanos Kazası’dır. Bu belediyelerin gelirlerinin ve giderleri-

nin 1331 ve 1332 (R) yıllarında hangi kalemlerden oluştuğunu ortaya koymak amacıyla 

çalışmada Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinin 139 dosya ve 61 gömlek nolu, DH.UMVM 

fon kodlu belgelerinden faydalanılmıştır. 

I. Klasik Dönemde Belediyecilik Faaliyetleri 

Tanzimat’tan önce Osmanlı Taşrasındaki belediye hizmetleri,  vakıflar, loncalar 

ve  kadılık  müessesi  tarafından  yerine  getirilmekteydi.  Adı  geçen  kurumlar  çağdaş  an-

lamda bir yerel idari birim olmasalar bile özünde birer yerel hizmet birimleri gibi çalış-

maktaydılar (Kaya, 2007: 102). 

Taşra örgütünün eyaletler ve sancakların sonrasındaki yerel birimleri kazalardır. 

Her sancak bir ya da birkaç kazaya ayrılmıştır. Kaza, belli özellikler taşıyan bir kasabanın, 

adalet ve yönetim işlerinde çevresindeki nahiye ve kariye (köy)lerin merkezi olmasıyla 

ortaya çıkan bir yönetim birimidir. Kazaların yönetiminden sorumlu olan kadılardır (Sen-

cer, 1984b: 29). Kadılar, dava görmenin yanısıra bulundukları yerin idari, mali ve bele-

diye işleriyle de görevliydiler (Ekinci, 2005: 418). 

Osmanlı şehir yönetiminde, adli, mülki ve beledi fonksiyonlar birbirinden ayrıl-

mamıştı. Bu fonksiyonları yürüten kadının, naib ve imam dışında subaşı ve muhtesip gibi 

yardımcıları bulunmaktaydı. Muhtesip, kadının belediye hizmetlerinden sorumlu yardım-

cısıydı. Muhtesibin görevi, bazı temel tüketim maddelerine narh koymak, bunu denetle-

mek,  çarşı  ve  pazar  işlerine  nezaret  etmek,  tartı  ve  ölçü  aletlerini  kontrol  etmek,  gıda 

maddelerinin üretildiği ve satıldığı dükkân ve işletmeleri denetlemek gibi bugünkü bele-

diye zabıtasının yerine getirdiği işlerdi (Ünal, 2011: 242; Eryılmaz, 2002: 172-173). 

Osmanlı Devleti’nde yerel yönetim hizmetlerinin merkezi yönetim kanalıyla ye-

rine getirilmesi bugünkü kadar geniş değildi. Bu yüzden şehir yönetiminden sorumlu olan 

kadı, çoğu yerel hizmeti halka ve esnafa yaptırırdı. Örneğin çarşı esnafı, çarşının güvenlik 

ve temizliğinden sorumluydu. Bu hizmetler için gerekli giderleri esnaf kendisi karşılardı. 

Esnafın, kendi içinde güçlü bir dayanışma sistemi vardı. “Lonca” adı verilen bu sistem, 

esnafla ilgili tüm sorunlarla uğraşır ve çözüm bulmaya çalışırdı (Eryılmaz, 2002: 173-

174). 


 

61 


 

Loncalar, hiyerarşik bir yapıda örgütlenmiş esnaf birlikleri olup bir bakıma günü-

müz yerel sivil toplum örgütleriydiler. Loncalar, üyelerin mesleki etkinliklerini denetle-

mek ve üyeleri arasındaki anlaşmazlıkları çözümlemek yanında merkezi yönetimle halk 

arasında aracılık rolü oynamışlar, hükümet emirlerini halka aktarmışlar, bunlara uyulup 

uyulmadığını izlemişler ve merkezi yönetimin başta kadılar olmak üzere taşra temsilcile-

rine yardımcı olmuşlardır (Ünal, 2011: 243; Dursun, 1998: 97). 

Tanzimat öncesinde belediyecilik faaliyetlerini ifa eden bir başka kurum vakıf-

lardı. Osmanlı idaresinde devlet hizmetleri ile vakıf hizmetleri birbirine çok sıkı bir şe-

kilde bağlı idi. Birçok hallerde bu iki hizmet birbirinin içine girmiş durumda idi. Öyle ki 

vakıf  gelir ve  giderlerini kontrol eden denetleyenler kadılardı. Şehir ve kasabaların su 

işleri, köprü işleri, mezarlıklar, birçok yollar, sağlık hizmetleri, öğrenim ve eğitim işleri, 

sosyal yardımla ilgili hizmetler, yani bugün belediyelerin vazifeleri arasına giren birçok 

işler uzun yıllar vakıflar tarafından yürütülmüştür (Kurt, 1997: 510). 

Klasik dönemde Osmanlı şehir yönetimi, geleneksel toplum düzeni içinde başta 

kadılık  olmak  üzere,  esnaf  kuruluşları  ve  vakıflar  tarafından  birlikte  yürütülmekteydi. 

Ayrı  bir  bütçesi,  görevlileri  ve  organları  olan  şehir  yönetimi  ya  da  belediye  yönetimi, 

batılılaşma döneminin başlangıcı olarak kabul edilen Tanzimat’tan sonra yönetim siste-

mine girmiştir (Ökmen ve Yılmaz: 2009, 103). 

II. Yenileşme (Batılılaşma) Döneminde Belediyecilik Faaliyetleri 

Türk belediyeciliğinin gelişimi, Osmanlı Devleti’nden, günümüze değişik evre-

lerden geçerek kendisine özgü bir seyir izlemiştir. Bu gelişim, genel bir söylemle; yerel 

yönetimlerin gelişimi, Türkiye’nin batılılaşma ve modernleşme tarihi ile yakından ilgili-

dir. Osmanlı’da batılılaşma hareketleri Tanzimat ile başlar. Tanzimat’tan sonra yerel ku-

ruluş olarak ilk örgütlenme belediyecilik alanında olmuştur (Elma, 2007, 169-170). Be-

lediyecilik  ötgütlenmelerinin başlangıcı her ne kadar Tanzimat  olarak kabul  edilse de, 

aslında ilk yerel hizmetlerin başlangıcı Tanzimat ilanından 13 yıl öncesine rastlamaktadır. 

Batı kurumlarının model alındığı yenileşme hareketlerinin başlamasından sonra 

1826 tarihinde bir İhtisap (Belediye İşleri) Nezareti oluşturularak İstanbul’daki kimi be-

lediye görevleri bu kuruluşa bırakılmıştır. Ancak daha sonra güvenlik ve yönetim görev-

lerini üstlenen Zaptiye Müşirliği’nin kurulmasıyla adı geçen örgütün görevi, esnafın de-

netlenmesi ve benzeri belediye işleri ile sınırlandırılmıştır (Sencer, 1984a: 69). 


 

62 


 

Osmanlı Devleti’nde ilk önce belediye teşkilatı liman şehirlerinde kurulmaya baş-

landı. İstanbul’da ilk düzenli belediye idaresi şehrin liman ve iş bölgesi olan Galata-Be-

yoğlu’nda kurulmuştur (Ortaylı, 1979: 295). Yabancıların yoğun olarak yaşadığı bölge-

den gelen talep ile 1855 yılında İstanbul’da “Şehremaneti” adıyla bir belediye örgütü ku-

rulmuştur. Belediye kurulunca, önceden onun görevini yürüten İhtisap Nezareti de orta-

dan  kaldırılmıştır.  Şehremaneti,  günümüzdeki  İstanbul  Belediyesi’nin  adıydı.  Kuruluş 

Sonrasında bu belediyenin çeşitli dairelere (şubelere) ayrılması kararlaştırıldı. (Eryılmaz, 

2002: 176).  

Şehremaneti’nin  kuruluşunu  sağlayan  en  yakın  neden,  Kırım  Savaşı  olmuştur. 

Rusya ile girişilen bu savaşta Osmanlı İmparatorluğu’nun müttefikleri olan Avrupalı İn-

giliz, Fransız ve İtalyan (Piyemonte) ordularının İstanbul’a gelmesi kentin nüfusunu ola-

ğanüstü artırmış, temizlik, sağlık ve ulaşım sorunları çığ gibi büyüyerek içinden çıkılmaz 

bir hal almıştır. İhtisap Nezareti’nin de bu sorunları çözmekte yetersiz kalması, yönetici-

leri belediye hizmetlerini görecek yeni bir kurum kurmaya yöneltmiştir (Seyitdanlıoğlu, 

2010: 4-5). 

Osmanlı Devleti’nde belediyecilik kanunları bakımından, gerek ıslahat fermanı-

nın getirdiği yenilik, gerekse İstanbul’daki kısa süreli de olsa belediyecilik deneyimleri, 

1876 tarihli Kanun-i Esasi’nin 112. maddesiyle belediye kuruluşunun bir yönetim kuru-

luşu olarak güvence altına alınmasına yol açmış ve peşinden 1877 yılında Dersaadet ve 

Vilayet Belediye Kanunu çıkarılmıştır. Bundan önce ise, 1864 ve 1870 Vilayet Nizamna-

meleri de merkeziyetçi niteliği ve doğrudan yerel yönetimlerin kurulmasını sağlamama-

sına rağmen, yine de yerel yönetimlerin kurulmasında önemli rol oynamıştır. Ancak, 1876 

Kanun-i Esasi ve ardından  yayınlanan “Vilayet Belediye Kanunu” sonrasında Osmanlı 

İmparatorluğu’nda belediye örgütleri kurulmaya başlanmıştır. 1877’de yayınlanan Vila-

yet Belediye Kanunu’na göre her kent ve kasabada bir belediye meclisi kurulacaktır. Bu 

kanuna göre, meclis tüzel kişilik sahibi olmuş, kentin imar, su, itfaiye gibi önemli işleri 

görünür de olsa bu tüzel kişiliğe bırakılmıştır. Ayrıca bu kanun ilk defa tek dereceli seçimi 

de beraberinde getirmesi açısından önemlidir (Ökmen ve Yılmaz: 2009, 108). 

III. Osmanlı Devleti’nde Belediye Bütçeleri 


 

63 


 

Osmanlı Devleti’nin Tanzimat sonrasında içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar 

Türk Belediyeciliği’nin gelişimini de olumsuz etkilemiştir. Türk belediyelerinin gelişme-

sini engelleyen başlıca neden gelir kaynaklarıdır. Belediyelerin gelir kaynaklarının kıtlığı 

ve merkezi devletin bu konuda yeterince olanak tanımayışı, bugüne kadar devam eden bir 

sorundur. Genellikle belediyeler, gelir kaynaklarını tespit konusunda gereken ön işlemleri 

yapamamaktadırlar. Bu konuda istisnalar azdır. Bu istisnalardan biri belediye idarelerinin 

öncelikle kurulduğu Tuna Vilayetinin 1865 yılı Ocak ayında gelir kaynaklarını tespit et-

tiği bilinmektedir. Ancak bu işlem diğer birçok şehirlerde ya hiç yapılamadı veya düzenli 

aralıklarla  tekrarlanmadı.  Ayrılan  vergi  ve  gelirlerin  toplanamaması,  toplananların  ye-

rinde kullanılmaması, herşeyden önce, vergi vermekten kaçınan halkın belediye idarele-

rine karşı başlangıçtan beri karşıt bir tavır almasına sebep olmuştur. Tanzimat devri baş-

larından beri şehirlerin düzenlenmesine ilişkin girişimler, bazı vergiler, ahalide belediye-

nin alacağı rüsum ve vergilere karşı da antipati yaratmış olmalıdır (Ortaylı, 1974: 182-

183) 

Taşra belediyelerinde bütçe hazırlamak amacıyla yılda iki kere belediye meclisleri 



o yerin vilayet, liva veya kaza idare meclisleri ile birlikte toplanır, bütçeyi hazırlar  ve 

tasdik  ederdi.  Cemiyet-i  Belediyye  adı  verilen  bu  katışık  toplantı,  merkezi  hükümetin 

aşırı vesayeti altında yapılmaktaydı (Ortaylı, 1979: 359-360). 

 

IV. Ankara Vilayeti, Ankara Livası, Yabanabat (Kızılcahamam) Kazası Büt-



çesi Gelirleri ve Giderleri (Varidat ve Masarifatları) 

1864 yılında ilk olarak Tuna vilayetinde uygulamaya konulan vilayet nizamna-

mesi ile eyalet, sancak ve diğer idari birimler kaldırılmış ve yerine yenileri kurulmuştur. 

Bu nizamname ile başında valinin bulunduğu yerleşim birimlerine vilayet adı verilmiştir. 

1864’den itibaren Osmanlı Avrupa’sında 10 vilayet (44 sancak) Osmanlı Asya’sında 16 

vilayet (74 sancak) Osmanlı Afrika’sında ise 1 vilayet (5 sancak) da uygulanan sistem, 

22 Ocak 1871’de yeniden formüle edilmiş ve “İdare-i Umumiye-i Vilayet Nizamnamesi” 

adıyla hazırlanıp ilan edilmiştir (Ortaylı, 1979: 288-294). 

Osmanlı Asya’sında yer alan Yabanabat Kazası, Vilayet düzenlemelerine kadar 

Ankara Eyaleti’ne bağlı iken, vilayet düzenlemeleri sonrasında vilayet haline gelmiş ve 

Ankara Vilayeti merkez sancağı olan Ankara Sancağı altında idare birim olmuştur. Kaza 


 

64 


 

merkezi 1880’e kadar Demirciören, 1880-1915 arası Pazar, 1915’ten sonra ise Kızılcaha-

mam adını almıştır (Sezen, 2006: 309-515). 

Rumi takvime göre hazırlanan Yabanabad kazasına ait ilk belediye bütçesinin ta-

rihi 15 Teşrinievvel 1331 (15 Ekim 1915) olarak kayıtlanmıştır. Belgenin açılış kaydında 

padişahın emretmesi ile hazırlanması ve döneminde altmış hane ve iki yüz kırk nüfus olan 

Yabanabad merkez belediyesinin muvazene cetveli (denge cetveli) olduğu bilgisi yer al-

maktadır. Bu muvazene cetveli günümüz bütçe anlayışı ile hazırlanmıştır. Belgede önce 

gelirler

1

 gösterilmiştir. 



Tablo 1. Yabanabad (Kızılcahamam) Kazası 1331 ve 1332 Seneleri Varidatları (Ge-

lirleri) 

Gelir Kalemleri 

1331 (R.) 

(1915/1916) Senesi 

Tahakkuk Eden 

Gelirleri 

1332 (R.) 

(1916/1917) Se-

nesi Gelir Tah-

minleri 

Toplamlar 

(İcmal) 

Açıkla-

malar 

(Mülaha-

zat) 

 

Kuruş 

Para 

Ku-

ruş 

Para 

Ku-

ruş 

Par

 

Zebhiye rüsumu



2

 

5823 



10 

1010 


 

8

254 



1

Kantar rüsumu 



105 

 

Kile rüsumu 



51 

 

İcar-ı zemin rüsumu



3

 

505 



 

Hayvan rüsumu 

760 

 

İcarat



4

 

7144 



03 

12120 


 

1

9264 



                                                 

1

 Çalışmada yer alan bilgilerin daha sistematik şekilde incelenebilmesi için veriler tablolaştırılmıştır. 



2

Zebhiyye Rüsumu: Kesilen hayvan başına kasaplardan alınan vergi çeşidi. 

3

 İcar-ı Zemin: Üzerinde ağaç ve bina gibi yerüstü varlıkları nedeniyle alınan yer ücreti, işgaliye bedeli. 



4

İcarat: Kira bedeli. 



 

65 


 

Pazar yerinde satılan 

mal ve eşya için yapılan 

tellaliye ücretleri 

462 

 

600 



 

1

062 



 

Nakit cezalar, damga, 

ruhsat vb. hizmetler 

1113 


 

1000 


 

2

113 



 

Geçmiş sene rüsumları 

378 

30 


5077 

 

5



455 

3



Memurin-i sıhhiye har-

cırah tertibinden nahiye 

belediye hissesi 

400 


 

 

 



4

00 


 

Emanat-ı bi'l-ahire sa-

hipleri zuhurunda veril-

mek üzere belediyece 

satılan hayvan esmanı 

2046 


30 

 

 



2

046 


İstikraz


5

 

3028 



39 

 

 



3

028 


3

Belediyenin malı olup 



bi'z-zarur satılacak olan 

dört hane bedeli 

 

 

16000 



 

1

6000 



 

332 senesi ibtidasına 

müdevver mevcud san-

dık 


1199 

10 


375 

25 


1

574 


3



Yekün 



21596 

07 

37703 

25 

5

9299 

3

Tablo 1’de, rumi takvime göre 1331 (1915/1916) ve 1332 (1916/1917) tarihlerini 

içine alan Yabanabad kazasının hem tahakkuk eden hem de tahmini gelirleri gösterilmiş-

tir. 1331 yılı gelirlerinde icarat olarak kayıt altına alınan kira bedelleri 7.144 kuruş 3 para 

ile en fazla gelir kalemini oluşturmuştur. İkinci olarak tek başına en fazla gelir getiren 

                                                 

5

 İstikraz: Borçlanma 



 

66 


 

istikraz kalemi 3.028 kuruş 39 paradır. Aynı yılda toplu olarak gösterilen zebhiye, kantar, 

kile, icar-ı zemin ve hayvan rüsumlarının toplamı, 5.823 kuruş 10 para olarak gerçekleş-

miştir. 1331 (R.) yılında en düşük gelir kalemini, 378 kuruş 30 para olarak geçmiş sene-

lerden  gelen  vergi  gelirleri  oluşturmuştur.  1331  senesine  ait  diğer  gelirleri  ile  birlikte 

21.596 kuruş 7 para olarak Yabanabad (Kızılcahamam)’ın toplam gelirleri belgenin ye-

kün hanesinde gösterilmiştir. 

1332 yılındaki Yabanabad Kazası’nın tahmini gelirlerinde en fazla gelir getirecek 

gelir kalemi, belediye malı dört hanenin satışı sonucunda elde edilecek olan 16.000 kuruş 

olacaktır. İkinci en yüksek gelir 12.120 kuruş ile icarat gelirleridir. Üçüncü en yüksek 

gelir beklentisi geçmiş yıllar rüsumlarından elde edilecek olan 5.077 kuruştur. Diğer yan-

dan en az gelir beklentisi 51 kuruş ile kile rüsumudur. Kazanın bütün gelir toplamları, 

yine yekün hanesinde 37.703 kuruş 25 para olarak kayıt altına alınmıştır. 

Yabanabad kazasının 1331 ve 1332 (R.) yıllarının gelirlerinin gösteriminin sonra-

sında aynı yıllara ait giderler tablo 2’de gösterilmiştir. 

Tablo 2. Yabanabad (Kızılcahamam) Kazası 1331 ve 1332 Seneleri Masari-

fatları (Giderleri) 

Gider Ka-

lemleri 

1331 (R.) 

(1915/1916) 

Senesi Ta-

hakkuk 

Eden Gider-

ler 

1332 (R.) 

(191

6/1917) Se-

nesi Gider 

Tahminleri 

Toplamlar 

(İcmal) 

 

Düşünceler (Mülahazat) 

 

Ku-


ruş 

Para 


Ku-

ruş 


Para 

Ku-


ruş 

Para 


Beyanı 

Belediye rei-

sinin maaşı 

900 


 

1800   


2700   

 

Ku-



ruş 

Para 


Katib ve san-

dık emininin 

maaşı 

1400 


 

1800   


3200   

 

 



 

 

67 


 

                                                 

6

Münadi: Kamuya duyurulması gerekenleri yüksek sesle haber vermeyi yerine getiren kişi. 



7

 Rüsum: Vergiler. 

Aşı memuru-

nun maaşı 

4093 

30 


00 

00 


4093  30 

 

 



 

Belediye ça-

vuşunun ma-

aşı 


900 

 

00 



00 

900 


 

 

 



 

Çavuş ve 

münadi

6

nin 



maaşı 

880 


 

1200   


2080   

Reis maaşından  

600 

 

Hamam bek-



çisi’nin maaşı  300 

 

 



 

300 


 

Aşı memuru harcı-

rahından 

500 


 

Malûliyet 

maaşları 

445 


 

 

 



445 

 

Aşı Memuru Maa-



şından 

400 


 

Harcırah kar-

şılığı 

895 


25 

2000   


2895  25 

Münadi  maaşın-

dan 

80 


 

Kırtasiye gi-

deri 

165 


 

240 


 

405 


 

Yakıttan 

60 

25 


Yakacak gi-

deri 


89 

15 


100 

 

189 



15 

Kırtasiyeden 

15 

 

Çeşitli küçük 



giderler 

2194 


32 

100 


 

2294  32 

Zebhiyye  resmi  ? 

idare-i 


hususiye 

hissesi 


1317  10 

Resmi günler 

için ayrılan 

karşılık 

548 

30 


500 

 

1048  30 



Maaş  ve  harcırah 

tevkifatından  ma-

liyeye borç? 

549 


20 

Kefen vb iş-

ler için ayrı-

lan 


30 

 

150 



 

180 


 

Orman rüsumu

7

 

1300   



 

68 


 

 

1331  yılının  gelirlerine  göre  daha  az  olan  gider  kalemleri,  gelir  kalemlerinden 



daha çeşitlidir. Gider kalemlerinin ilk üç sırasında; tamiratlar 6.879 kuruş 10 para, aşı 

                                                 

8

 Züefamekkari: Vergiye dahil olan. 



İlaç ve tıp 

için ayrılan 

83 

20 


100 

 

183 



20 

Usta  ve  amelelere 

olan borç 

2400   


Fukara ve zü-

efamekkari

8

 

ücreti için ay-



rılan 

293 


 

300 


 

593 


 

Tahta ve levazım-ı 

saireden 

tesviye 


olunacaklara borç 

1505   


Köy bekçileri 

nişanı ve de-

ğirmen ka-

pağı ücretleri 

44 

10 


100 

 

144 



10 

Birikmiş 

vergi 

borcu 


1000  00 

Borçlar 


00 

00 


9727  15 

9727  15 

Yekün 

9727  10 



Emânâta red-

diyat 


1068 

10 


5371  35 

6440  05 

 

 

 



Tamiratlar 

6879 


10 

1000


 

1687



10 


 

 

 



Aydınlatma 

20 


 

100 


 

120 


 

 

 



 

Mahallelerin 

temizlenmesi 

00 


00 

500 


 

500 


 

 

 



 

İstikraz öde-

meleri 

00 


00 

3028  39 

3028  39 

 

 



 

Beklenenin 

dışındaki gi-

derler 


00 

00 


585 

16 


585 

16 


 

 

 



Download 3.66 Mb.

Do'stlaringiz bilan baham:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   46




Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©fayllar.org 2020
ma'muriyatiga murojaat qiling