Töb-der tarihi İsmail Aydın “de te fabula narratur” “anlatılan senin hikayendir”


Download 3.81 Mb.
Pdf ko'rish
bet50/53
Sana22.10.2017
Hajmi3.81 Mb.
#18402
1   ...   45   46   47   48   49   50   51   52   53

yet Gazetesi; 25 Mart 1979 )

892  Başbakan Bülent Ecevit’e yazılan mektup Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendi-

kası’nın yapılacak genel kuruluna katılmak isteyen TÖB-DER Genel Baş-

kanına izin verilmemesi ve kongreye katıldıktan sonra Ankara Esenboğa 

Havaalanına gelen FISE temsilcisinin havaalanında bekletilerek kendisine 

giriş izninin verilmemesini kınayan içeriklidir. 

893  Yargıtay’ın daha önce yazdığımız Gültekin Gazioğlu Başkanlığındaki yöne-

timin yasal TÖB-DER yönetimi olduğunu onayan kararıdır. İhtarname ise 

Gültekin Gazioğlu tarafından Talip Öztürk ve 8 kişiye çekilmiştir. Bilindiği 

gibi  TÖB-DER 4. Olağan Kongresi sürecinde “ikinci  bir TÖB-DER yöneti-



493

mi” daha oluşturulmaya çalışılmıştı. Bu ikinci yönetim Talip Öztürk, Rüştü 



Apaydın  Selami  Kıymaç,  Kadri  Şener  Yalçın,  Yusuf  Demirci,  Süleyman 

Şahin,  Ekrem  Alpaslan,  Ahmet  Özgül  ve  Yücel  Zengin’den  oluşmuştu. 

Yargıtay  kararından  sonra  Gazioğlu,  bu  9  kişiye  ihtarname  göndererek 

bazı şubelerden toplanan üye aidatlarının Genel Merkeze devredilmesini 

istemiştir.

894  Bu yazıda şu ifadeler dikkat çekicidir: “Ortadoğu’da birçok ülkede –bu 

arada Türkiye’de de – yoğun ırkçı baskıların olduğu yadsınamaz. Tüm 

ulusal demokratik hakları ellerinden alınan birçok halk, dili ile, kültü-

rüyle, tüm ulusal değerleriyle yok edilmeye çalışılıyor.”  

895  18 Mart 1871’de Paris’te sömürücülerin elinden iktidarı alan Paris işçileri-

nin ayaklanması. İşçilerin yenilgisine rağmen, 19.yüzyılın en şanlı direnişi 

olarak tarihe geçti.

896  Yazıda yer alan bazı bölümler şöyle: “8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar 

Günü” 69.yıldönümünde Dünya’da ve Türkiye’de coşkuyla kutlandı. 1857 

yılında ABD’nin New York kentinde 40 bin dokuma işçisi kadının ekonomik 

ve demokratik hakları için yiğitçe mücadeleye başladıkları için yiğitçe mü-

cadeleye başladıkları gün olan 8 Mart gününü; bu şanlı direnişi anımsat-

ması için, Danimarka’nın başkenti Kophenhag’da toplanan (1910) çeşitli 

ülkelerin devrimci, sosyalist, ilerici kadınları, Dünya Emekçi Kadınlarının 

Mücadele ve Dayanışma Günü olarak ilan ettiler. Dünyanın dört bir ya-

nında baskıya, zulme, sömürüye, eşitsizliğe karşı yiğitçe direnen; insanın 

insanı sömürmediği bir dünya için mücadele eden dünya emekçi kadınla-

rının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 8 Mart; ilk kez 

1911  yılında  Almanya,  Avusturya,  Danimarka  ve  İsviçre’de  kutlanmıştır. 

Türkiye’de ilk kez 1921’de kutlanan 8 Mart, tüm dünyada da coşkuyla kut-

lanmaktadır.”   

897  Bu yazıda saldırıya uğrayan TÖB-DER şubeleri ve TÖB-DER üyeleri listelen-

miştir.

898  Bu  yazı  bir  basın  açıklaması  metnidir.  Aralarında  TÖB-DER,  TMMOB, 



HALKEVLERİ, TÜTED, TÜM-DER, TİB, TÜS-DER, TRT-DER, DEV-GENÇ, T. 

ZİR-DER, DEV-GÖR, PTT-DER, AKD, ÇHD, İGD, TÜM-OR-DER, DHKD, SGB, 

DDKD, GENEL-DER, HALK-KOOP, GENÇ ÖNCÜ, KÖGEF, İKD, ADKD, BANK-

DER ve HABER-DER Genel Başkanlarının katıldığı basın toplantısında “İş-

çiler, köylüler, memurlar, öğretmenler, teknik elemanlar, gençler, tüm 

devrimci demokratik halk güçleri 12 Mart’ın zulmüne karşı nasıl diren-

dilerse, egemen sınıfların yeni faşist tertip ve komplolarına karşı yine 

direnecekler ve mücadele edeceklerdir. Halkımız, yeni 12 Martlara geçiş 

için ilan edilen sıkıyönetimin kaldırılmasına, gizli-açık faşist odakların 

dağıtılmasını ve faşist canilerden hesap sorulmasını istemektedir. Hal-

kımız faşizme asla teslim olmayacaktır. Zafer, emekçi halkın olacaktır!” 

denilmiştir.



494

899  TÖB-DER MYK üyelerinin katıldığı Bölge Toplantıları; Siirt, Van, Bitlis, Balı-

kesir, Sinop, Trabzon, Rize, Gümüşhane il ve ilçelerinin katılımıyla gerçek-

leştirilmiştir.  

900  TÖB-DER Genel Başkanı ve KTÖS Sekreteri Hasan Salih’in 5 Nisan 1979 

tarihinde yaptıkları ortak basın açıklaması metnidir.

901  G. Gazioğlu imzasıyla 31 Mart 1979’da gönderilen mesajda; Genel Kurula 

TÖB-DER’i temsilen Genel Sekreter Kemal Uzun’un gönderilmesi kararının 

alındığı, ancak hükümetin çıkardığı engeller yüzünden bunun gerçekleş-

mediği anlatılarak şöyle denilmiştir: “Kongreniz dolayısıyla TÖB-DER’in; 



bağımsız, bağlantısız, emperyalist üslerden arınmış, her iki halkın eşit, 

özgür, kardeşçe bir arada yaşayacağı federatif bir Kıbrıs özlemini size 

iletmek isteriz.” 

902  Cumhuriyet Gazetesi; 18 Nisan 1979

903  Cumhuriyet Gazetesi; 21 Nisan 1979

904  Cumhuriyet Gazetesi; 23 Nisan 1979 

905  Cumhuriyet Gazetesi; 24 Nisan 1979

906  Cumhuriyet Gazetesi;  2 Mayıs 1979

907  Cumhuriyet Gazetesi; 3 Mayıs 1979

908  Cumhuriyet Gazetesi;  5 Mayıs 1979

909  Cumhuriyet Gazetesi; 14 Mayıs 1979

910  Cumhuriyet Gazetesi;  16 Mayıs 1979

911  Cumhuriyet Gazetesi;  15 Mayıs 1979

912  12 Şubat 1979 tarihli çağrı

913  Gültekin Gazioğlu: Roman Gibi / Anılar, s.148-149

914  Cumhuriyet Gazetesi;  19 Mayıs 1979

915  Cumhuriyet Gazetesi;   20 Mayıs 1979

916  Cumhuriyet Gazetesi; 26 Mayıs 1979

917  Cumhuriyet Gazetesi; 30 Mayıs 1979

918  Cumhuriyet Gazetesi; 3 Haziran 1979

919  Cumhuriyet Gazetesi; 11 Haziran 1979

920  Cumhuriyet Gazetesi;  14 Haziran 1979

921  Cumhuriyet Gazetesi;   17 Haziran 1979 

922  Cumhuriyet Gazetesi; 23 Haziran 1979

923  Cumhuriyet Gazetesi;  5 Temmuz 1979

924  Cumhuriyet Gazetesi;  11 Temmuz 1979

925  Cumhuriyet Gazetesi;   12 Temmuz 1979

926  Cumhuriyet Gazetesi; 12 Temmuz 1979

927  Gazioğlu adaylığı konusunda “Daha sonradan aday olmamın yanlış oldu-

ğu kanaatine vardım; fakat iş işten geçmişti” değerlendirmesinde bulun-

muştur. G. Gazioğlu; Roman Gibi / Anılar, s.151

928  Cumhuriyet Gazetesi; 3 Ağustos 1979


495

929  Doğrusu 5 Şubat 1977 olmalıdır. (İ. A) 

930  Yaşasın Sovyetler Birliği şeklinde bir slogan, hiçbir sol grup tarafından kul-

lanılmamıştır. Nazlı Ilcak, açıkça TÖB-DER’i karalamaya çalışmaktadır. (İ.A) 

931  Tercüman Gazetesi; 25 Aralık 1979

932  Cumhuriyet Gazetesi; 4 Eylül 1979

933  Cumhuriyet Gazetesi;  6 Eylül 1979

934  Bu  toplantıyla  ilgili  olarak  Sıkıyönetim  Komutanlığı  3  nolu  Askeri  Mah-

kemesi  şu  kararı  vercektir:  “TÖB-DER’in  15.9.1979  tarihinde  Ankara 

Necatibey Caddesi’ndeki Derya Sinemasında şube başkanlarıyla yapılan 

toplantısında yaptıkları konuşmalarla TCK’nun 312/1.maddesini ihlalden 

sanıklardan; Hasan Basri Aydın’ın (Hacıbektaş Şubesi)  6 ay hapis ve iki bin 

lira para cezasıyla, Şeymus Dip (Diyarbakır)’in 6 ay hapis ve Kayseri’de 6 ay 

genel gözetim altında bulundurulması, Muammer Toprakçı (İzmir)’in 6 ay 

hapis, 6 ay Erzurum’da genel gözetim altında bulundurulması, Öner Yağcı 

(MYK Üyesi)’nın12 ay hapis ve 2 bin lira para cezasıyla, Gültekin Gazioğlu 

(Genel Başkan)’nun 12 ay hapis ve iki bin lira para cezasıyla cezalandırıl-

masına, Ayhan Kutlay’ın beraatine karar verilmiştir.” (Karar kesinleşince 

Resmi Gazete’nin 16 Ekim 1981 tarih ve 17486 sayılı nüshasında yayınla-

nacaktır.)

935  Cumhuriyet Gazetesi; 16 Eylül 1979

936  Cumhuriyet Gazetesi; 19 Eylül 1979. Baskında yaralanan iki öğretmenden 

biri de hayatını kaybetmiş ve ölen öğretmenlerin sayısı 6’ya çıkmıştır. İşin 

ilginç yanı bu öğretmenlerin her hangi bir siyasal görüşe sahip olmayışla-

rıdır. Olaydan sonra basına açıklama yapan Başbakan Bülent Ecevit “Altı 

öğretmenin ideolojik ayrım gözetilmeden öldürülmesi ilginç” demiştir. (20 

Eylül 1979 Cumhuriyet). Öldürürülen öğretmenler; Özcan Doruk, Yılmaz 

Kızılay, Müslüm Teke, Davut Korkmaz, Ahmet Güleç ve Mustafa Kara-

ca’dır. 28 Kasım 1979 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan bir habere 

göre; Prf. Dr. Ümit Yaşar Doğanay’ı öldüren katillerle lojman baskınında 

6 öğretmeni kurşuna dizenler aynı kişiler. Bunlar, Ali Bülent Orkan ve Erol 

Türkmen adlı TİT (Türk İntikam Tugayları) üyesi oldukları belirtilmektedir.

937  Cumhuriyet Gazetesi; 20 Eylül 1979

938  Bursa olaylarında hayatını kaybeden öğretmen Fehmi Yıldırım’dır. (İ.A)

939  Gültekin Gazioğlu; Roman Gibi / Anılar, s.149-151

940  Cumhuriyet Gazetesi; 2 Ekim 1979

941  Cumhuriyet Gazetesi; 4-5 Ekim 1979

942  Cumhuriyet Gazetesi; 10 Ekim 1979

943  Hürriyet Gazetesi; 20.10.1979

944  Gültekin Gazioğlu; Roman Gibi / Anılar, s.151-152

945  Cumhuriyet Gazetesi; 21 Ekim 1979

946  Cumhuriyet Gazetesi; 11 Kasım 1979


496

947  Anılarda 3 denilmiş, ancak doğrusu 5 olmalı. YakalanamayanTÖB-DER yö-

neticileri; Abdullah Gülbudak, Kemal Uzun, İbrahim Sevimli, Öner Yağcı 

(sonradan yakalanandı) ve Bayram Ayaz’dır. Bunlardan bazıları Devrim-

ci Öğretmen, bazıları Devrimci Demokratik Birlik, bir tanesi de Özgürlük 

Yolu grubundandır. Cumhuriyet Gazetesi 12 Kasım 1979  

948  Gültekin Gazioğlu; Roman Gibi / Anılar, s.152

949  Cumhuriyet Gazetesi; 11 Kasım 1979

950  Cumhuriyet Gazetesi; 12 Kasım 1979

951  Gültekin Gazioğlu; Roman Gibi, s.152-153

952  Cumhuriyet Gazetesi; 14 Kasım 1979

953  Tutukluluğuna itiraz edilenler MYK üyeleri ile, şube başkanları Enver Erol, 



Hasan Basri Aydın, Alişan Öztürk, İbrahim Aydınoğlu, Zeki Dümen, Halil 

İbrahim Şahin, Hasan Tahsin Üner ve Ersin Çetiner’dir.  

954  İtirazı  reddedilenler:  Gültekin  Gazioğlu,  İsmet  Yalçınkaya,  Ömer  Aslan, 

Öner Yağcı, Ali Rıza Aydın, Ayhan Kutlay, Ersin Çetiner (Afyon), Alişan Öz-

türk (Tunceli), Hasan Basri Aydın (Hacıbektaş), Zeki Duman (Uşak). 

955  Cumhuriyet Gazetesi; 27 Kasım 1979

956  Cumhuriyet Gazetesi; 29 Kasım 1979

957  Cumhuriyet Gazetesi; 30 Kasım 1979

958  Cumhuriyet Gazetesi; 5 Aralık 1979

959  Cumhuriyet Gazetesi; 7 Aralık 1979

960  Cumhuriyet Gazetesi; 7 Aralık 1979. Ortak açıklamaya DİSK Genel Baş-

kanı Abdullah  Baştürk, TMMOB Genel Başkanı Teoman Öztürk, TÜTED 

Genel Başkanı Aykut Göker, TÜS-DER Genel Başkanı Hasan Fehmi Mavi

TÜM-DER Genel Başkanı Nizamettin Barış ve TÖB-DER MYK Üyesi Tekin 

Üstün imza koymuşlardır. 

961  Gazioğlu; Roman Gibi / Anılar, s. 153

962  Cumhuriyet Gazetesi; 21 Aralık 1979. Bu arada Başbakan Süleyman De-

mirel 36 ilin  valisi  ve emniyet müdürleriyle bir toplantı yapmıştır. Eski-

şehir Valisi Naim Cömertoğlu, Başbakan Demirel’den ilinde görev yapan 

11 TÖB-DER’li yöneticinin emekliye sevk edilmek suretiyle görevlerinden 

uzaklaştırılmasını istemiştir. (Cumhuriyet 21 Aralık 1979)  

963  Güneş Gazetesi; 25 Aralık 1979

964  Milliyet  Gazetesi;  25  Aralık  1979.  “Anarşiyle  Dolu  Bir  Gün  Yaşandı”, 

“TÖB-DER Genel Merkezi Sıkıyönetimce Kapatıldı”

965  Milliyet Gazetesi; 27 Aralık 1979 “İstanbul’da 6 Öğretmen Derneğinin 



Faaliyeti Durduruldu”

 

TÖB-DER ile birlikte Türkiye Milliyetçi Öğretmenler Federasyonu, Ülkücü 



Öğretim Üyeleri ve Öğretmenler Derneği (ÜLKÜ-BİR), Mefkureci Öğret-

menler  Derneği  (MEF-DER),  Hürriyetçi  Öğretmenler  Derneği  (Hür-Öğ-

ret),  Hürriyetçi  Öğretmenler  Derneği-Birliği  (Hür  Öğret-Bir)  ve  Ülkücü 



497

Öğretim Üyeleri ve Öğretmenler Birliği ve Dayanışma Derneği’nin genel 

merkezleri kapatılmıştır. MHP lideri Türkeş basına yaptığı açıklamada TÖB-

DER’in kapatılmasını isabetli bulacak ancak diğer öğretmen derneklerinin 

kapatılmasına karşı çıkacak, TÖB-DER’i “ihtilal provalarının baş tertipçisi 

olmakla suçlayacaktır.” (Cumhuriyet; 27 Aralık 1979)

966  Cumhuriyet Gazetesi; 26 Aralık 1979

967  Milliyet Gazetesi; 29 Aralık 1979

968  Milliyet Gazetesi; 29 Aralık 1979

969  13 Ocak 1980 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin 2.sayfasında bir “DUYURU” 

ilanı bulunmaktadır. “TÖB-DER Hukuk Bürosu örgütün Sıkıyönetimce faa-

liyetten alıkonulması üzerine Menekşe Sokak’taki (…….) adrese taşınmış-

tır. Avukatlar; Halit Çelenk, İlhan Dişçi, Akay Sayılır, Yücel Yeşilgöz, Günfer 

Karadeniz, Şükrü Günel. 

970  Gültekin Gazioğlu; Roman Gibi / Anılar, s. 153-154 

971  Tercüman Gazetesi; 29 Aralık 1979

972  Milliyet Gazetesi; 25 Aralık 1979



1980

499

Adana’da binlerce öğrenci, öğretmen kıyımına karşı gösteri yapmış, 1004 

öğrenci gözaltına alınmıştır.

973


 

Öğretmen  açıkları  vekil  öğretmenler  atanmak  suretiyle  kapatılmak  is-

tenmiş, ancak İstanbul Gaziosmanpaşa ilçesinde görevlendirilen 17 vekil 

öğretmen bir basın toplantısı yaparak bu görevlendirmeyi kabul etme-

mişlerdir.

974


 

Bu gelişmelerin yaşandığı günlerde basına  İstanbul öğretmenleriyle ilgili 

bir sayısal istatistik yansımıştır.

975 


“İstanbul’daki öğretmen kitlesinde 24 

Aralık 1979 TÖB-DER eylemi arasındaki bir değerlendirmeye göre, 18 bin 

ilkokul  öğretmeninden  5  bin  600’ü,  8  bin  orta  dereceli  okul  öğretme-

ninden 3 bini TÖB-DER’e, bin ilkokul öğretmeni, 300 orta dereceli okul 

öğretmeni ÜLKÜ-BİR’e kayıtlıdır. TÖB- DER’e kayıtlı öğretmenlerin yüz-

de 30’u eyleme yönelik eğilimde, sağcı öğretmenlerin yüzde 50’si aynı 

şekilde şartlanmış durumdadır. Bunların bir kısmı aşırı sol ve sağ legal 

(yasal) veya yasa dışı kuruluşlarla bağlantı içindedir. Öğretmenin yaşadığı 

ekonomik şartlar onu bazı mihrakların sloganını kullanmaya hazır hale 

getirmiştir (Cumhuriyet, 30 Ekim 1980). 

TÖB-DER ile ilgili gelişmeleri günlük basından izlemeye devam edelim.

“Bolu TÖB-DER Şubesi Otomatik Silahlarla Tarandı”

Bolu’da  Belediye  ve  Polis  Karakoluna  100  metre 

uzaklıkta bulunan Bolu TÖB-DER binasına otomatik 

silahlarla ateş edilmiş, ancak saldırganlar ele geçiri-

lememiştir.

976


1  Şubat  1980  tarihli  Cumhuriyet  gazetesinin  habe-

rine  göre  tutuklu  bulunan  TÖB-DER  yöneticilerinin 

yargılanmalarına  1  Mart’ta  başlanacaktır.  Haberin 

devamında şu bilgiler yer almaktadır: “Askeri Savcı, 

TÖB-DER  Genel  Başkanı  Gazioğlu  ile  genel  merkez 

yöneticilerinden Ali Rıza Aydın, İsmet Yalçınkaya, Ay-

han Kutlay, Öner Yağcı ve Ömer Aslan için dernekler 

yasasına ve TCK’nun 312/1-2 maddelerine aykırı hareketten ayrı ayrı bir 

yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmalarını istemiştir. Askeri Savcı ay-


500

rıca sanıklardan Ömer Dinçel, Enver Erol,Halil İbrahim Şahin, Hasan Tah-

sin Üner, Ferhat İncedere, Hasan Telli, Servet Durgunlu ve Behzat Baskın 

haklarında kovuşturmaya yer olmadığı yönünde görüş açıklamıştır.



“Eyüp’te TÖB-DER’li Öğretmen Öldürüldü”

Eyüp’te  TÖB-DER  üyesi  ilkokul  öğretmeni  Tacettin  Şentürk,  dün  gece 

20.30 sularında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir.

977


 

9  Şubat  tarihli  Cumhuriyet  Gazetesinde  TRT-DER  Genel  Başkanı  Erkan 

Oyal’ın Sıkıyönetimce gözaltına alındığına dair bir haber bulunmaktadır. 

Habere göre TRT-DER Genel Kurulunda TÖB-DER’in tutuklu yöneticileri-

ne dayanışma telgrafı gönderen Genel Başkan Erkan Oyal, Ankara Sıkıyö-

netim Komutanlığınca gözaltına alınmıştır.

TÖB-DER yöneticilerinin yargılanmalarına 1 Mart günü başlanmıştır. An-

kara Sıkıyönetim Komutanlığı 3 numaralı Askeri mahkemesinde başlayan 

duruşma  sonunda  6  TÖB-DER  yöneticisi  serbest  bırakılırken  Gültekin 

gazioğlu ve 9 arkadaşının tahliye istemini kabul etmemiştir. Askeri Savcı 

Nurettin Soyer; Öner Yağcı, Ömer Aslan, Cemal Kalyoncu, Hasan Basri 

Aydın, Ersin Çelikel ve Zeki Dümen’i tahliye ettirmiştir.

Gazetenin  haberine  göre  Gazioğlu  savunmasında;  “Bu  hukuksal  değil 



siyasal bir davadır. Bizim adımıza demokratik öğretmen hareketi yargı-

lanmak isteniyor” demiştir.

Gazioğlu Anılar’ında bu duruşmayı şu cümlelerle 

anlatır: “Tutukluluğumuz üzerinden dört aya ya-

kın bir zaman geçtiğinde Askeri Savcı nihayet id-

dianamesini hazırlamıştı. (…) Hukuk Büromuzun 

Başkanı Av. Halit Çelenk, her zamanki sakinliği, 

dirayet ve dikkatiyle savunmasını yaptı. Tahliye 

edilmemizi ve beraatimizi talep etti. Arkasından 

ben söz istedim. Yüksek sesle konuşmaya başla-

dım. Salondan çıt çıkmıyordu. Özetle dedim ki, 

“Bu gün burada yargılanan bizler işgal altındaki 

İstanbul’da Sultanahmet Meydanında ilk büyük 

mitingi düzenleyen İstanbul Muallimler Cemiye-

501

ti’nin mirasçılarıyız. Yine bizler 1920’li yıllarda yayınladıkları beyanname-

lerle halkı ve öğretmenleri Kurtuluş Savaşına çağıran Türkiye Muallimler 

Cemiyeti’nin  devamıyız.

978

  Çanakkale’de  Sakarya’da  silah  elde  dövüşen 

yedek subay öğretmenlerin mirasçılarıyız. Kubilay bizdendir. Cumhuriyet 

devrimlerini Anadolu’ya, köylere taşıyan bizleriz. Her türlü gericiliğe karşı 

her yerde savaştık. 1950’lerden başlayarak bütün sağcı iktidarların bas-

kısına ve saldırısına uğradık fakat geri durmadık. (…)”  “Anlaşılan sayın 

Savcı burada emir-komuta zinciri altında davranıyor, savcılık yapmıyor” 

dedim. (…) mahkeme benim dışımdaki diğer sanıkların tahliyesine karar 

verdi.”

979


 

TÖB-DER yöneticileri yargılanırken 1 Mart günü Elbistan’da TÖB-DER’li 

öğretmen Ali Akdoğan öldürülecektir.

                                  



GAZİOĞLU VE 3 ARKADAŞI TAHLİYE EDİLİYOR

11 Mart tarihli Cumhuriyet Gazetesinde “TÖB-DER Genel Başkanı ve 3 

Arkadaşı Tahliye Edildi” başlıklı haberi görmekteyiz.

Gültekin Gazioğlu, İsmet Yalçınkaya, Öner Yağcı ve Ali Rıza Aydın tahliye 

edilirlerken, Şehmuz Dip (Diyarbakır), Erdem Uzun (Şavşat), Muammer 

Tarakçı (İzmir) ve Alican Öztürk (Tunceli) şube başkanları tahliye edilme-

mişlerdir.  

Gazioğlu 24 Mart’ta tekrar gözaltına alınacak ve 1 Nisan 1980’de serbest 

bırakılacaktır.



10 Nisan 1980 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan haberin başlığı 

şöyle: “3 TÖB-DER Yöneticisi Daha Tahliye Edildi”

980

 


502

GAZİOĞLU; “ÖĞRETMEN HAREKETİ ZOR GÜNLERDEN GEÇİYOR”

11 Nisan 1980 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde Erbil Tuşalp’ın Gültekin 

Gazioğlu ile yaptığı bir röpörtaj yayınlanacaktır. TÖB-DER Genel Başkanı 

Gazioğlu’nun: “Öğretmen Hareketi Zor Günlerden Geçiyor” başlıklı bu 

röpörtajını  belge  niteliğinde  olduğu  için  buraya  aktarmayı  faydalı  bul-



maktayız:

TÖB-DER Genel Başkanı Gültekin Gazioğlu Ankara Sıkıyönetim Komu-

tanlığı Askeri Tutukevinde geçirdiği 4 ay onbeş günlük uzun bir gözaltı 

süresinden sonra yönetiminin başında bulunduğu örgütü ve demokratik 

öğretmen hareketinin geleceğini anlattı.

Soru: TÖB-DER’in son hukuksal ve örgütsel durumu geniş bir kitle için 

merak konusu, açıklar mısınız?

Cevap: Bilindiği gibi TÖB-DER 24 Aralık 1979 günü Ankara Sıkıyö-

netim  Komutanlığı  kararı  ile  faaliyetten  alıkonulmuştur.  Gerekçe  ola-

rak öğretmenlerin ayrı ayrı derneklerde toplanmaları, içinde bulunulan 

ortamda sakınca teşkil ettiği gösterilmiştir. Alınan karar sadece TÖB-

DER’le ilgili olmayıp, diğer bütün öğretmen derneklerini de kapsamak-

ta ve sıkıyönetim süresiyle sınırlanmaktadır. Böyle olmakla beraber bu 

karar, en çok 200 bin üyesi ve 670 şubesi olan örgütümüzü etkilemiştir. 

Çünkü faaliyetten alıkonulan diğer örgütlerin tüm Türkiye’deki toplam 

üye sayısı, TÖB-DER’in Ankara ve İstanbul şubelerinin üye sayısı kadar 

bile değildir.

TÖB-DER hakkında yapılan işlem, 1402 sayılı yasanın Sıkıyönetim Ko-

mutanlarına  verdiği  “faaliyetten  alıkoyma”  yetkisine  dayandırılan  bir 

işlemdir. Oysa, konu hemen her gazetede “kapatma kararı” olarak gös-

terilmiştir. Yasaya göre dernekler ancak mahkeme kararıyla kapatılabi-

lirler. Derneğimiz hakkında hiçbir mahkemede aleyhine açılan bir ka-

patma davası da yoktur. Durum böyle olunca, derneğimizin tüzel kişiliği 

sürmektedir. Seçimle gelmiş meşru yöneticileri ve organları vardır. Ancak 

TÖB-DER’in  faaliyet  göstermesi  sıkıyönetim  süresince  yasaklanmıştır. 

Sıkıyönetimin sona ermesi, Sıkıyönetim Komutanının “faaliyet durdurma 

503

kararını kaldırması, ya da Danıştay’ın yapılan işlemi durdurması halle-

rinde derneğimiz yeniden faaliyete geçecektir.

Soru: Yöneticilerin son durumu nedir?

Cevap:  Yürütme  kurulu  üyeleri  aleyhinde  suç  işlemeye  teşvikten,  kimi 

şube başkanlarımız hakkında Türk Ceza Yasasının çeşitli maddelerini ih-

lal iddiası ile açılan ceza davaları vardır. Bilindiği gibi bu davadan do-

layı 4 ay tutuklu kalmıştık. Dava halen devam ediyor. TÖB-DER’in tüzel 

kişiliği devam ediyor, yöneticiler de yerel olarak görevlerini korumuşlar 

ancak örgütümüz faaliyetten alıkonulmuştur.

Soru: TÖB-DER’in uğradığı zarar var mı?

Cevap: Faaliyetten alıkoyma işlemi TÖB-DER’e büyük maddi zarar ver-

di. Binalarımızı kullanamıyoruz. Kira sözleşmeleri devam ediyor. Aidat-

lar düzenli olarak akmıyor.

Soru: Üyeleriniz ne yapıyor?

Cevap:  TÖB-DER’in  üyeleri,  mesleki  demokratik  örgütlerinin  bir  an 

önce faaliyete geçmesini bekliyorlar. Çünkü ekonomik-demokratik hak-

larını ve çıkarlarını savunan bir başka örgütleri yok. Şube lokalleri ka-

palı olduğu için, üyelerin bir araya gelmesi, konuşması, yardımlaşması 

sorunlarını  birbirine  aktarması  mümkün  olmuyor.  TÖB-DER  üyelerini 

haksızlıklara karşı koruyacak, hukukunu arayacak başka örgütleri yok. 

Kıyım ve sürgünlerin arttığı bu dönemde öğretmenlerin haklarını koru-

yacak bir başka organizasyonları yok.

TÖB-DER’in faaliyetlerinin durdurulmuş olmasını fırsat bilen bazı çev-

reler, üyelerimizi dolaşıp, onları yeni örgütler kurmaya ikna etmeye çalı-

şıyorlar. Bu boşluktan yararlanıp demokratik öğretmen hareketini kendi 

insiyatifine almak isteyen fırsatçı ve çıkarcı çevreler var. Bunlar öğret-

men hareketinin birliğini bozmaya yönelik dar grupçu hesaplar içinde. 

Üyelerimiz bu hareketlere ve hesaplara karşı uyanık olmakla birlikte, te-

dirgin de olmakta, bir an önce mesleki demokratik örgütlerinin faaliyete 

geçmesini beklemektedirler.

504

Soru: TÖB-DER’in şiddet olaylarıyla ilşiki kuranlara bir yanıtınız ola-

maz mı?

Cevap: TÖB-DER’in şiddet olaylarının kaynağı değil, hedefi olduğunu 

herkes bilir. Ama demokratik öğretmen hareketine karşı olan kimi çevre-

ler, TÖB-DER’i bir suç ve suçlular örgütü gibi göstermekte siyasi yarar-

lar sağlamaya çalışıyorlar. (…) TÖB-DER binalarına ve üyelerine karşı 

sık sık yönelen bombalı ve silahlı saldırılar karşısında susanların suçla-

maları elbette ki siyasi amaçlıdır ve havadır.

 

Soru: Demokratik öğretmen hareketinin geleceğini değerlendirir misi-

niz?

Cevap:  Demokratik  öğretmen  hareketi  zor  sınav  günlerinden  geçiyor. 

Öğretmenlerimizin bilinç düzeyleri, örgütlenme gelenekleri, özverili ça-

lışmaları bu sınavı da başarıyla geçmelerini sağlayacaktır.

Geçmişin tüm onurlu başarılarına sahip, bu gün TÖB-DER’de somutlanan 

demokratik öğretmen hareketi ve mücadelesi yaşayacaktır.


Download 3.81 Mb.

Do'stlaringiz bilan baham:
1   ...   45   46   47   48   49   50   51   52   53




Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©fayllar.org 2024
ma'muriyatiga murojaat qiling