Töb-der tarihi İsmail Aydın “de te fabula narratur” “anlatılan senin hikayendir”


Mayıs Devrimi’ne kadar, iki bina almayı


Download 3.81 Mb.
Pdf ko'rish
bet3/53
Sana22.10.2017
Hajmi3.81 Mb.
#18402
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   53

Mayıs Devrimi’ne kadar, iki bina almayı 

başararak, fakat iktidarların bir uydusu 

olarak, bu dönemde sürdürülen en yıkı-

cı öğretmen kıyımı karşısında seyirci ve 

hatta teşvikçi rolünü gören Federasyon, 

27  Mayıs’tan  sonra  büyük  işler  başar-

mıştı. En büyük işi de TÖS’ü kurmak ol-

muştu.

12  Temmuz  1969  Cumartesi  günü,  TÖS 

Kurultayından sonra, aynı salonda yapı-

lan toplantıda, temsilcilerin bir kaçı hariç, büyük çoğunluğu ile Federas-

yon kendisini feshetme kararı aldı.

1965’ten itibaren üç yıl, kişisel ve politik çıkarlarla elde bulundurulma-

ya çalışılan Federasyonun yönetimi geçen yıl TÖS’lülere geçmiş ve tari-

hi görevini tamamlayan bu örgüt, ancak bundan sonra, öğretmenlerin 

daha güçlenmesi amacıyla feshedilebilmiştir”

26

 

8.6.1965 tarihinde 624 sayılı Devlet Personeli Sendikaları Kanunu çıka-

rıldı. 1965-68 yılları arasında 533 Kamu Personel Sendikası kuruldu. Eği-

tim işkolunda ilk kurulan sendika Türkiye Öğretmenler Sendikası ( TÖS ), 

resmi kayıtlara göre 10. 7. 1965 tarihinde kurulmuştur. İki gün sonra da 

Türkiye İlkokul Öğretmenleri Sendikası (İLKSEN) kurulmuştur.

27

TÖS,  bir  ilki  başararak  “devlet  dışı”  bir  eğitim  kutultayı  olan  Devrimci 



Eğitim Şur’ası (DEŞ)’nı topladı. Bu Şur’a 4-8 Eylül 1968 tarihinde toplan-

TÖS Mitingi



28

mıştır. TÖS, daha sonra II. DEŞ’i toplamaya kalkışacak fakat ortam uygun 

olmadığından bundan vazgeçilecektir. 

TÖS’ün 1968 devrimci dalgasının 

etkisiyle  gerçekleştirmek  iste-

diği  etkinlikler,  tutucu  güçlerin 

TÖS’e  ve  üyelerine  yönelik  sal-

dırılarını  yoğunlaştırmasına  yol 

açmıştır. 7 Temmuz 1969’da TÖS 

ve  T.Ö.D.M.F’nin  birlikte  gerçek-

leştirdikleri  Kayseri  Alemdar  Si-

neması  ndaki  toplantı  sırasında 

sinema binası ateşe verilerek öğ-

retmenler diri diri yakılmak isten-

miştir.

TÖS’ün 15-18 Aralık 1969’daki “öğretmen boykotu” büyük yankılara yol 



açtı. İLK-SEN, TÖS’ün eylemine katılmaya karar verdi.109 bin öğretmenin 

katıldığı boykota 47 bin öğretmen katılmamıştır. Bu rakamlar katılımın 

fazlalığı hakkında ipuçları vermektedir.

TÖS, 12 Mart Muhtırasının hede-

finde olan bir kuruluştu. Sıkıyöne-

tim Mahkemesi TÖS’ün 1968-1971 

yıllarındaki  eylem  ve  etkinlikleri 

hakkında dava açtı. TÖS yönetici-

leri tutuklandı veya gözaltına alın-

dı.  TÖS  İddianamesini  hazırlayan 

Savcı Baki Tuğ’a göre “TÖS Mark-

sist-Leninist bir örgüttü ve üyeleri 

de  anarşiye  ya  destek  vermiş,  ya 

da anarşiye bizzat katılmışlardı.”

20.9.1971  tarihinde  yapılan  yasal  değişikliklerle  sendika  hakkı  sadece 

işçi ve işverenlere tanınıyordu. TÖS yönetimi bu değişikliği önceden fark 

ederek önlem almış, mal varlığını hazineye kaptırmamak için, Anaysa de-

ğişikliğinden önce, 3 Eylül 1971 günü TÖB-DER’i kurarak sorunu çözdü ve 

mal varlığını ona devretti.

28

  



29

12 MART MUHTIRASI VE GELİŞMELER

“12 Mart müdahalesi, Türkiye’de alt askeri kademelerin ve paramiliter 

güçlerin idareye el koyması biçiminde tecelli eden darbeci- Bonapartist 

eğilimi,  ordunun  emir-komuta  zinciri  içinde  gerçekleşen  bir  müdahale 

biçimine dönüşmesi” dir.

29

 



12 Mart muhtırası verildiğinde sol kesim içindeki kimi örgütler 12 Mart 

müdahalesinin devrimci ve sol bir sürece yol açacağını ummuşlardı. Ör-

neğin;  Mihri  Belli  (MDD  çizgisi),  Doğu  Perinçek  (Aydınlık  çevresi),  Ça-

yan’ın etkisindeki Dev-Genç, başlangıçta 12 Mart müdahalesini “Mustafa 



Kemal’in ilerici geleneğini büyük ölçüde sürdürebilen Türk Ordusu’nun 

işbirlikçi  Demirel  Hükümetine  karşı  tepkisinin  bir  ifadesi”  olarak  de-

ğerlendirmişti. Hikmet Kıvılcımlı, “Ordu Kılıcını Attı” başlıklı bir makale 

yazmış ve burada muhtırayı “kadrolarının büyük bir kısmı ‘halk çocuğu’ 

olan Türk Silahlı kuvvetlerinin ‘en azgın alaturka faşist finans-kapital 

olan  Demirel  kabinesini  devirme  ültimatomu”  olarak  nitelendirmişti. 

Kıvılcımlı’ya göre “Türk Silahlı kuvvetleri kılıcını sosyalizmden yana çek-

mişti.” 

Aralarında Dev-Genç, DİSK ve TÖS’ün bulunduğu kuruluşlar ise 12 Mart’ı 

coşkuyla selamlayan bildiriler yayınlamışlardı. O yıllarda TÖS üyesi olan 

bir öğretmen 12 Mart’a verilen desteği şu cümlelerle anlatır:



“Birçok  kuruluşun  yanında  TÖS’de  büyük  bir  yanlış  yaparak  12  Mart 

Muhtırasını desteklediğini açıkladı. Ben ve arkadaşlarım da aynı yanlışa 

uyarak, ilçemizdeki kitle örgütlerini, esnaf teşkilatlarını harekete geçire-

rek 12 Mart Cuntasını destekleyen telgraflar çektirdik. Üstelik kendimiz 

de benzer telgraflar çektik.”

30

Sol yanılmıştı. Ordu kılıcıyla solu kesip biçmeye başladı. Darbeciler “öğ-

retmenlerin bir bölümü tasfiye edilmeli, meslekten çıkartılmalıdır” düs-

turunu yerine getirmekte gecikmediler. TÖS yöneticilerini tutuklayarak 

işe giriştiler.

12 Mart muhtırasının ardından sıkıyönetim, Dev-Genç, TÖS, DDKO (Dev-

rimci  Doğu  Kültür  Ocakları),  Ülkü  Ocakları  ve  (TKMD)  Türkiye  Komü-

nizmle Mücadele Derneği’ni kapattı.


30

12 Mart 1971’deki askeri darbe döneminde birçok hak ve özgürlük kısıt-

lanıp ortadan kaldırılırken Anayasanın 46 ve 119. Maddelerinde yapılan 

değişikliklerle 642 sayılı kanuna dayanılarak kurulmuş olan kamu hizmet-

lileri  sendikalarının  çalışmaları  da  sona  erdi.  Kamu görevlileri,  sendika 

haklarının fiilen ortadan kalkmasının ardından çok sayıda dernek kurdu-

lar. 

Bu sırada TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) yöneticileri tutukluydu.



31

  

Anayasada  yapılmak  istenen  değişiklikleri  biliyorlardı.  O  nedenle  adı 



üzerinde uzlaştıkları TÖS üyelerine 3 Eylül 1971’de bir öğretmen derneği 

kurdurdular.

32

 

Derneğin adı TÖB (Türkiye Öğretmenler Birliği) oldu.



          

31

DİPNOTLAR

1  Sami Evren, Cafer Yıldırım, Siyami Evren; Eğitim Emekçileri Tarihi, Birleşim 

Yay. 1995 Ankara

2  Doç.Dr. Yahya Akyüz; Öğretmen Örgütlenmesi, s. 5, Ank. Ün. Eğt. Fak. Yay. 

Ankara 1980 

3  Abece Dergisi; Sayı 295, s.1, Mart 2011

4  Yılmaz Elmas, 1979 yılında TÖB-DER İstanbul Şubesinin bir arşiv ve kütüpha-

ne oluşturmaya başladığını yazmaktadır. Sorunlarıyla Öğretmen; s. 88-89.  

Gerçek Sanat Yayınları İstanbul 1994. Ancak Yılmaz Elmas’ın kendi özel arşi-

vinin bile akıbeti bilinmemektedir.

5  Abece Dergisi; Eylül 2015,sayı 325. R. Apaydın; “Kısa Ömür-Uzun Tarih” baş-

lıklı yazı.

6  Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi; s. 2351, G. Gazioğlu; 

TÖB-DER ve Toplumsal Mücadeledeki Yeri” başlıklı yazı. (Fasikül No: 69, 26 

Mart 1990, İletişim Yayınları) 

7  Eleştirel Pedagoji Dergisi; sayı 28,  Temmuz- Ağustos 2013 ve sayı 29, Eylül- 

Ekim 2013. “Öğretmen Örgütlerinin Uluslararası İlişkileri” başlıklı yazılar.

8  Yalçın Yusufoğlu; Abece Dergisi sayı 300 Ağustos 2011. s. 17

9  Yahya  Akyüz;  Türkiye’de  Öğretmenlerin  Toplumsal  Değişmedeki  Etkileri 

S.98-99 Doğan Basımevi Ankara 1978

10  Yahya  Akyüz;  Türkiye’de  Öğretmenlerin…  s.99  (Bu  tarih  TÖB-DER’in  4-11 

Şubat 1978’de düzenlediği Demokratik Eğitim Kurultayı kitabının  I.cildinde 

1906 olarak yer almıştır. Sezai Kaynak tarafından sunulan bildiri kurultaydan 

bir yıl öncesinde (1977)  broşür olarak basılmış bu broşürde de 1906 olarak 

yazılmıştır ki, doğrusu  Akyüz’ün verdiği 1908 tarihi olmalıdır. Aynı hataya 

S.Evren, S.Erdem ve C.Yıldırım tarafından yazılan Eğitim Emekçilerinin Tarihi 

adlı kitapta da rastlamaktayız. (İ.Aydın) 

11  Yahya Akyüz; Eğitim Fak. Dergisi Cilt.1, 1970

12  Dr. Yunus Ayata; Ayanzade Namık Ekrem, s.29  Asitan Yayıncılık, Sivas 2009

13  Yahya Akyüz; Türkiye’de Öğretmenlerin…s.102

14  Yahya Akyüz; Türkye’de Öğretmenlerin…..s.103

15  Tarık Zafer Tunaya; Türkiye’de Siyasal Partiler s.420. Tunaya’nın yayınladığı 

Milli Kongre’yi oluşturan kuruluşlar listesinde Muallimlar Cemiyeti iki kez yer 

almaktadır.(İ.A.)

16  Öğretmen örgütlerinde ilk kadın yöneticinin Türkiye Muallimler ve Mualli-

meler Cemiyeti’ndeki Leman Hanım olduğu bir çok kaynakta yer almaktadır 

ve yanlıştır. Örneğin, TÖB-DER’in Sezai Kaynak’a hazırlattığı “Türkiye’de Öğ-

retmen Örgütlenmesi” DEK 1977,s.15, aynı kaynaktan alıntı yapan S. Evren, 

S. Erdem ve C. Yıldırım tarafından hazırlanan “Eğitim Emekçilerinin Tarihi” 

adlı kitabın 16.sayfasında da benzer hataya düşülmüştür. 

17  Yahya Akyüz,bu kongrenin tarihini Temmuz 1928 olarak vermektedir. Oysa 

Cumhurbaşkanlığı  Atatürk  arşivinde  bulunan  belgeler,  kongrenin  Mustafa 


32

Kemal’e gönderdiği telgraf ve diğer yazışmalar kongrenin 25 Ağustos 1928’de 

toplandığını göstermektedir. Karşılaştırma için bak, Hakimiyeti Milliye; 26 

Ağustos 1928.

18  Muallimler Mecmuası sayı 12,1930’dan aktaran Yahya Akyüz; Türkiye’de Öğ-

retmenlerin…s.248

19  Muallimler Mecmuası, 15 Mart 1931

20  Halil Akyavaş; Toplum Kalkınması Çabaları. s.11, Etki Yayınları İzmir 2002

21  Niyazi Altunya; Türkiye’de Öğretmen Örgütlenmesi, s. 92, Ürün Yay. Ankara 

2008


22  Gültekin Gazioğlu; Roman Gibi/Anılar, s.75, Eğitim Sen Yayınları, Ankara, Ni-

san 2006.

23  Türkiye’de öğretmen eylemleri sonucunda istifa eden iki Milli Eğitim Bakanı 

olmuştur. Bunlardan ilki Rıza Nur’dur.

24  Niyazi Altunya; Age,s.96-97

25  T.Ö.D.M.F’nin  Eskişehir’deki  17.  Kurultayı  16-19  Temmuz  1964’de  yapıl-

mıştır. Kurultay belgelerinden öğrendiğimize göre Federasyonun üye sayısı 

60.000’e, bağlı dernek sayısı ise 413’e ulaşmıştır. Bu kurultayda Şükrü Koç 

351 oy alarak tekrar Federasyon başkanlığına seçilmiş, 18. Kurultayın ise Sa-

karya’da toplanmasına karar verilmiştir. T.Ö.D.M.F; 17. Kurultay Çalışmaları, 



Ay yıldız Matbaası,1964 Ankara

26  İMECE Dergisi; sayı 100, Ağustos 1969, sayfa 10

27  Niyazi Altunya; Age, s.111

28  Niyazi Altunya; Age, s. 147

29  Suavi Aydın- Yüksel Taşkın; 1960’tan Günümüze Türkiye Tarihi, s.206, İleti-

şim yayınları, İstanbul 2004.

30  Gültekin  Gazioğlu;  Roman  Gibi  /  Anılar,  s.92,  Eğitim  Sen  Yayınları  Ankara 

2006


31  TÖB  Haber  Bülteni’nin  4.  sayısında  TÖS  Genel  Sekreteri  Osman  Korkut 

Akol’un tahliye edildiğine dair haber yer almaktadır.  TÖB Haber Bülteni sayı 

4, 8 Kasım 1971, sayfa 4. 

32  TÖB’nin kuruluş tarihi S. Evren, S. Erdem ve C. Yıldırım tarafından yazılan 



Eğitim Emekçileri Tarihi adlı kitabın 49. sayfasında 4 Eylül, 65. sayfasında ise 

3 Eylül olarak yer almıştır. (İ.Aydın)



1971

34

TÜRKİYE ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ (TÖB) KURULUYOR

TÖB-DER’in kuruluş öyküsünü kurucu üyelerden ve ilk dönem genel baş-

kanlarından Ali Bozkurt’un anlatımlarıyla sunmanın yararlı olacağını dü-

şünüyoruz:

“12 Mart faşist cuntası, hükmettiği yıllar boyunca binlerce devrimci öğ-

retmeni işkenceden geçirdi, zindanlara doldurdu. Binlercesini meslekten 

attı ya da açığa aldı. TÖS genel Başkanı Fakir Baykurt ve yönetim kuru-

lunun birçok üyesi hapisteydi. Hapistekileri aç ve yalnız bırakmamak (…) 

için bir örgüt kurulması gerekiyordu.  Ancak görüş ayrılıkları da yok de-

ğildi. Bir grup derhal bir örgüt kurulmasını düşünürken bir grup da TÖS 

yönetiminin tavrının beklenmesi gerektiği noktasındaydılar. (…) TÖS ve 

İLK-SEN üyesi bazı arkadaşların kurduğu ilk örgüt, Feyzullah Ertuğrul ve 

arkadaşlarının  kurduğu  “Devrimci  Öğretmenler  Birliği”  (DÖB)  idi.  Bu 

arkadaşlar  bizim  grubu  dışlamaya  çalışıyorlardı.  Fakir  Baykurt  duruma 

cezaevinden müdahale ederek; Genel Merkezdekilere, bizim grubun da 

örgüt kurma çalışmalarına dahil edilmesini aksi halde kalıcı ve birlik içeri-

sinde bir örgüt kurmamızın kolay olmayacağını söylemiş. (…) Yeni tüzüğü 

hazırlamak için bir komisyon oluşturduk. DÖB’ün hazırladığı tüzükle, bi-

zim hazırladığımız tüzükten yararlanarak yeni bir tüzük oluşturduk. Ku-

rucu  üyeleri  saptadık.  Kuruluşumuzu  3  Eylül  1971’de  Ankara  Valiliğine 

bildirdik.”

33

  



Ancak  Ankara  Valiliği  TÖB’ün 

adındaki  “Birlik”  sözcüğünün 

sendikayı  çağrıştırdığını  belirte-

rek tüzüğü geri çevirince dernek 

yöneticileri sıkıyönetimin olma-

dığı Afyon’da 23 Kasım 1971’de 

Kurucu  üyelerle  Genel  Kurul 

yaparak derneğin adını“Türkiye 



Öğretmenler Birleşme ve Daya-

nışma Derneği” (TÖB-DER) ola-

rak değiştirdiler.

34

  

TÖB’nin 40 kişilik kurucusu TÖS 



üyesiydi.  Genel  Başkanlığına 

35

Haydar Orhan’ın getirildiği TÖB’nin 40 kişilik yönetim kurulunda 7 kadın 

bulunuyordu. İlk Yürütme Kurulu 2’si kadın, 10’u erkek olmak üzere 12 

kişiden oluşmaktaydı.

35

  Yürütme Kurulu üyelerinden 6’sı ilkokul, 3’ü or-



taöğretim öğretmeni, 1’i üniversite öğretim üyesi, 2’si de emekli olmuş 

öğretmendi.

TÖS, 6 Ekim 1971’de Yürütme Kurulu kararıyla TÖB’ne Ankara’da bulu-

nan iki dairesini, Burgaz Adası’ndaki yazlığı, merkez ve taşradaki taşınır 

ve taşınmaz mallarıyla, 680 bin lira nakit parasını devretmiştir.

36

TÖB  kurulduktan  sonra  “Birliğe  Çağrı”  başlıklı  bir  bildiri  yayınlayarak 



öğretmenleri TÖB çatısı altında örgütlenmeye çağırdı. Bildiride “öğret-

menlik mesleğinin 123 yıllık geçmişine, öğretmen örgütçülüğünün kısa 

tarihçesine” değinilerek, “öğretmenlerin ünlü böl yönet oyununa kapıl-

madan  tek  çatı  altında  bir-

leşmeleri  istenmiş,  TÖB’nin 

öğretmenlerin  öz  örgütü 

olduğu”  vurgulanmıştır.  Bu 

bildiride  dernek  tüzüğünün 

üçüncü maddesinde yer alan; 

Birliğin  amacı,  İnsan  Hak-



ları  Evrensel  Beyannamesi 

ile  Anayasamızın  milli,  de-

mokratik,  laik  ve  sosyal  hu-

kuk  devleti  kapsamı  içinde 

üyelerinin tüm ekonomik, sosyal, kültürel ve özlük haklarını koruyup 

geliştirerek Atatürk devrimlerini gerçekleştirecek yönde çalışmalarını 

kolaylaştırmaktır.” denilmiştir. Bildiride ayrıca öğretmenlerin “fikri hür, 

irfanı hür, vicdanı hür kuşaklar yetiştirme görevini Mustafa Kemal’den 

aldıkları” vurgusu yapılmıştır.

37

 

TÖB, T.Ö.D.M.F ve TÖS’ün örgütlenme geleneğinden yararlanarak hızla 



örgütlendi. Birliğin çıkardığı TÖB Bülten’inde örgütlenme çalışmalarıyla 

ilgili şu bilgiler verilmektedir: “TÖB sorunların çözümünü güç birliğinde 



arayan bir örgüt bilincinin ürünüdür.(…) İlK-SEn şubelerinin verdikleri 

isabetli kararlar TÖB bünyesinde önemli bütünleşmeler sağladı. Anka-

ra, Trabzon, İstanbul, Gaziantep, Akyazı, Artvin gibi en güçlü İlK SEn 

36

şubeleri TÖB’e dönüştü.(…)  Yöresel ve bağımsız, ancak böyle olduğu 

için de sorunları çözme gücünden yoksun olan öğretmen dernekleri-

nin  de  güçlü  bir  örgütle  bütünleşme  eğilimi  hızlanmıştır.  Hayrabolu 

Öğretmenler Derneği TÖB’e dönüşerek bu alanda ilk örneği vermiştir. 

Bu tutum ve davranış öğretmenleri yöresel dernekçiliğe yönelterek dar 

çemberler içinde bölünmeye itenlere karşı verilmiş en güzel cevaptır. 

Burada belirtmekle yetineceğimiz tek şey; yöresel öğretmen dernekle-

rinin öğretmene, sorunlara yabancılaşma ve güçsüzlüğe şartlanmadan 

başka bir şey veremediğidir.

Bu çalışmaların üzerinden henüz 1 ay bile geçmemişken şube sayısı 50’ye 

ulaştı. İlk kurulan şube 10 Eylül 1971’de Cemil Çakır’ın başkanlığını yap-

tığı Ankara şubesiydi.

38

 

                                            



TÖB’NİN ADI TÖB-DER OLUYOR

TÖB bir süre sonra adını değiştirmek zorunda kalacak ve TÖB-DER adı-

nı alacaktır. Bu durum Bültenin 7. sayısında şu şekilde duyurulacaktır: 

“Cemiyetler Kanunu’nun 4. maddesinde tanımı yapılan “

Birlik” sözünün 

anlamı bazı karışıklıklara yol açmıştır. İç İşleri Bakanlığı bir genelge ile va-

liliklerin dikkatini çekerek, bu nedenle bazı meslek mensuplarının yanlış 

örgüt kurmalarına meydan verilmemesini istemiştir. Türkiye Öğretmen-

ler Birliği kurucu üyeleri tüzükte değişiklik yaparak kuruluş adının 

Türkiye 

Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği olmasına karar vermiştir. 

Derneğin kısa adı (TÖB-DER)dir.

39



 

TÖB’nin isim değişikliği yaptığı döneme kadar olan 

faaliyetlerini Birliğin yayın organı olan TÖB Bülte-

ninden aktarmayı uygun bulduk.

Haftalık yayınlanan TÖB bülteninin 1. sayısı ön ve 

arka yüzü olan siyah beyaz iki sayfadan ibarettir. 

19 Ekim 1971’de çıkan bu sayıda Birliğin amble-

mi olan “güneş içinde yalım” figürü sol taraftadır. 

Bültenin sağ üst köşesinde bir çerçeve içerisinde 

Atatürk’ün “Ulusları Kurtaranlar Yalnız ve Ancak 



Öğretmenlerdir.” sözüne yer verilmiştir. Yazı İşleri 

Müdürlüğü’nü  İ.  Safa  Güner’in  yaptığı  Bültende 



37

, “Kadrolar ve İntibaklar”, “Eğitim Reformuna İlişkin Görüşümüz Milli 



EğitimBakanlığı’na Bildirildi”, “Bültenimizin Yayın İlkeleri”, “Kurulan Şu-

belerimiz”, “Sözlük Köşesi

40

 göze çarpmaktadır. 



TÖB’nin eğitim-öğretimle ilgili görüşleri Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulan 

raporda yer almaktadır. Bu rapordan bazı bölümlerini (günümüzde de 



güncelliğini koruduğundan) kısaca sunmayı uygun gördük:

“Eğitim sistemi toplum sisteminin bütününü oluşturan diğer alt sistem-

lerle  birlikte  ele  alınmalıdır.(…)  Eğitimde  fırsat  eşitliği  ilkesine  işlerlik 

kazandırılmalıdır. (…), Öğretim birliğini bozan ve laik devlet ilkesine ters 

düşen  uygulamalara  son  verilmelidir.(…)  Demokratik  eğitimden  yana-

yız(…), Derneğimiz eğitimle ilgili tüm sorunların Atatürkçü bir görüşle ele 

alınmasından yanadır. Atatürkçülüğü, laiklik ilkesine bağlılık, ulusal onura 

ve tam bağımsızlık ilkesine düşkünlük ve sürekli devrimcilik olarak anla-

maktayız. Eğitim sorunlarına öğretmene kapalı toplantı ve komisyonlar-

da çözüm aranması uygulamasından vazgeçilmelidir.”

41

TÖB Bülteni’nin 2.ve 3. sayısı ne yazık ki elimizde yok. Bu yüzden 4. sayı-



dan itibaren Birliğin faaliyetlerini sunmaya devam edeceğiz.

TÖB Bülteni’nin 4. sayısı iki renk (kırmızı ve siyah) ve 4 sayfa olarak çık-

mıştır. Haftalık olarak yayınlanan Bültenin sağ üst köşesinde Atatürk’ün 

“Eğitimdir ki, bir milleti, ya hür, müstakil, şanlı, yüksek bir toplum halinde 

yaşatır, ya bir milleti esaret ve sefalete terk eder.” sözleri yer almaktadır. 

Bültendeki en önemli konu başlığı TÖS ile ilgilidir. Bu haber, “Fakir Bay-



kurt Eğitim Sorunlarını Yargıçlara Açıkladı ve Resmi Programları Uygu-

layan Atatürk’çü Öğretmenleri Övdü.” başlığıyla verilmektedir. Haberin 

özetinde şunları görmekteyiz: “25 Ekim’de başlayan TÖS davasına Anka-



ra Sıkıyönetim Komutanlığı 2 numaralı mahkemesinde devam edilmekte-

dir. Mahkemede savcı olarak Yarbay 

Keramettin Çelebi ile Yüzbaşı Baki 

Tuğ

42

  bulunuyorlardı. Yazılı savunma yapan Fakir Baykurt, savcılık maka-

mının suçlamalarını; TÖS’ün kuruluş amaçları dışına çıkması, gizli örgüt 

kurma, Komünizm propagandası yapma, anarşik ortam yaratılmasına ve 

sıkıyönetimin ilanına sebep olma gibi dört bölümde topladı. (…) TÖS’ün 

tüzüğünü okuyan Baykurt, yapılan çalışmaların TÖS tüzüğüne uygun ça-

lışmalar  olduğunu  dile  getirdi.  (…)    Öğretmenlerin  ders  programlarına 

uygun olarak çalışmasının Atatürk ilkelerini gerçekleştirmek çabası oldu-

38

ğunu, bu yüzden öğretmenlere baskı yapmanın yersizliğini ve haksızlığını 

belirtti. 4 saate yakın süren ifadesinin sonunda Baykurt, tahliyesi konusu-

nu mahkemenin takdirine bıraktı.”

43

Bültenin  bu  sayısındaki  Sözlük  köşesinde  Reform,  Organizasyon  ve 



Reorganizasyon kelimelerinin açıklamalarına yer verilmiştir.

TÖB  Bülteni’nin  5.  sayısında  ağırlıklı  olarak  Atatürk’ün  işlendiği  göze 

çarpmaktadır. 15 Kasım’da çıkan bültenin ana başlığı “Ölümünün 33. Yı-

lında Atatürk” olarak belirlenmiştir. Logonun sağında Mustafa Kemal’in 

Düşününüz ki bu milletin, bu sosyal topluluğun yüzde onu, yirmisi oku-



ma yazma bilir, yüzde sekseni, doksanı bilmezse, bu ayıptır. Bundan in-

san olanların utanması lazımdır” sözleri yer almaktadır. Bültendeki Ata-

türkçülük başlıklı yazı Behçet Kemal Çağlar’ın Atatürk’ün Söylevleri adlı 

kitabından alınmış. Başyazıda “Atatürk Hukukçulara Sesleniyor” yazısı 

bulunmaktadır. Bültendeki “Ölümünün 33. Yılında Atatürk” başlıklı yazıyı 

bu günkü arayışlarla benzerliği nedeniyle buraya koymayı uygun gördük:

                             



Ölümünün 33. Yılında Atatürk

 

“Kendisine en çok özlem duyulan bir dönemdeyiz. Bu özlem el-

bette rastgele değildir. Belki bugün O’na en çok ihtiyaç duyma-

nın yarattığı bir duygunun ifadesidir. Ama mademki böylesine bir 

özlem içindeyiz, O’nu böylesine bir gerekçeyle arıyoruz. O halde 

kendisine aşırı derecede ihtiyacımız var demektir.

Eğer  böyleyse;  O’nu  arayışımız,  içinde  yaşanılan  bunalımdan, 

karşı  karşıya  kalınan  sorunlardan  geliyorsa,  yüzümüzün  yerde, 

kafalarımızın  bulanık,  yüreklerimizin  çarpıntılarla  dolu  olması 

gerekir.

Maddi varlığından yoksun kaldığımız 33 yllık süre içinde, O’nun 

ışıttığı yolda, ilkelerini gerçekleştirmek için uğraş veren Türk öğ-

retmen,  inancından  ve  gücünden  birşey  yitirmeden  izinde  yürü-

mektedir.”

Bültende dikkat çeken bir haber daha göze çarpmaktadır. “TÖS Davası 



Download 3.81 Mb.

Do'stlaringiz bilan baham:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   53




Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©fayllar.org 2024
ma'muriyatiga murojaat qiling